Hepimizi alıp götüren nostalji furyasında en çok üzerinde durulan yıllar belki de 90’lar. Işıklı ayakkabıların, karışık kasetlerin, posterlerin, eğlenceli ve renkli kliplerin çağı. Çoğu şeyin yeni ve herkesin çok heyecanlı olduğu 90’lı yılların naif ruhunu tekrar – ya da ilk kez yaşamanız için rehber niteliğinde beş film! 

Pretty Woman (1990)

İsmini Roy Orbison’ın Pretty Woman şarkısından alan 90’ların kült filminde başrolleri Julia Roberts ve Richard Gere paylaşıyor. Varlıklı iş adamı Edward ve hayat kadını Vivian’ın beraber geçirdikleri bir haftayı ve sonrasında olanları konu alan film şüphesiz dönemin en önemli romantik komedilerinden. Çok farklı hayatlara sahip bu ikilinin iç ısıtan hikayesinde Roberts’ın küvette walkman’i ile müzik dinlediği sahne 90’lı yılları yeniden yaşamanız için yeterli.

Clueless (1995)

Blazer ceketler, ekose etekler, renkli çoraplar! Aradığınız 90’lar ruhunu size en iyi şekilde yaşatacak olan filmlerden biri de Clueless. Beverly Hills’teki bir grup liseliyi anlatan filmde okulun en popüler kızı Cher, ikonik stili ile okuldaki insanların tarzlarını değiştirmeye çalışıyor. Karşılaştığı zorlukları eğlenceli ve naif bir dille konu alan film ile beraber nostalji duygunuzun kabaracağına ve saç aksesuarlarınıza geri dönmek isteyeceğinize kefiliz.

10 Things I Hate About You (1999)

90’lar ile beraber Heath Ledger’ı hatırlamayı kim istemez? Bianca ve Kat adlı iki kız kardeşin ilişkiler konusundaki kurallı yaşamlarına tanık olduğumuz film; orijinal hikayesiyle dönemin iyi romantik komedilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. 90’ların unutulmaz parçalarından Can’t Take My Eyes Off You’nun Heath Ledger tarafından seslendirildiği unutulmaz sahne ise dönemin naifliğini bize tekrar yaşatıyor.

Reality Bites(1994)

90’lı yıllarda genç olmayı anlatan Reality Bites’ın konusu farklı idealleri ve yaşam biçimleri olan dört yakın arkadaşın hikayesi üzerine. X kuşağının karşılaştıkları zorlukları, kariyer yolculuklarını ve seçimlerini anlatan filmde Ben Stiller, Winona Ryder ve Ethan Hawke gibi efsane isimler yer alıyor. Okul sonrası hayatlarını çizmeye çalışan bu gençlerle birlikte zamanda bir yolculuğa çıkıyoruz ve 90’lı yıllar gençliğinin de günümüzdeki gençlerle aynı kaygılara sahip olduklarını öğrenip bir rahatlıyoruz.

The Mask (1994) 

Jim Carrey’nin mimiklerini ve komedisini özlediyseniz The Mask kesinlikle doğru bir tercih! Film, antika bir maskeyi takıp fantastik güçlere sahip bir yaratığa dönüşen banka memuru Stanley’nin değişen hayatını konu alıyor ve kahramanımızın başına gelmedik şey kalmıyor. Günümüz süper kahraman filmlerinden ve fantastik kurgulardan bunalmış nostalji sevdalılarına çok iyi gelecek, şüphesiz!