Meriç Aral ile çabasız ama bakımlı bir görünümün tadını çıkarıyoruz. Meriç ile henüz tanışmamış olanlar için kısa bir özet; “Kahve içmeyi, hayvanları ve ruj sürmeyi seviyor. Bu aralar saçlarımı uzatıyor ve Julian Barnes’ın Metroland romanını okuyor.”. Meriç, cilt bakımı konusunda oldukça hassas, cildini temizlemeden ne güne başlayabilir ne de bitirebilir. “Peki makyaj?” dediğinizi duyar gibiyiz, işte o zaman devreye kırmızı ruj, hafif pembe yanaklar ve tatlı bir gülümseme giriyor.

“Güzellik benim için kendini iyi hissetmeyi ifade ediyor. “Ben böyleyim ve kendimi böyle beğeniyorum” diyebilmek bana güzel ve güçlü geliyor. Kendisi olan, kalan, bununla gurur duyan herkes çok güzeldir benim için.” diyor Meriç, güzel olma durumunu “kusursuz olmak değil, kusurlarını sevmek, özgün ve içinden geldiği gibi olmak” kadar öze indiriyor ve kendimizi biraz daha sevmek için ipuçları veriyor. 

Meriç çok makyaj yapmasa da makyajsız da yapamıyor. Doğru ürünlerle doğru makyajı yapabilmek de burada devreye giriyor.  Her kadının yanından ayıramadığı ürünleri vardır. Meriç’inkiler de; “concealer, allık ve ruj”. Meriç güzellik konusunda, kendisinden öyle emin ki favori makyaj malzemesinde de tanıdık bir isimle karşı karşıyayız; kırmızı ruj. Bu seçiminin özgüven ile doğru orantılı olduğuna eminiz!

“Benim güzellik sırrım cildime iyi bakmak ve onunla her gün barışık kalabilmek.” dese de asıl sırrı gülümsemesi! “Beğendirme kaygılarından uzaklaşın, kendiniz olun ve gülümseyin. Nasıl görünmek istiyorsanız öyle görünme özgürlüğünüzü elinize alın, kusurlarınızla barışın, kırmızı rujunuzu evde unutmayın.”

Ceket/Jacket: Sister Jane, Vakkorama
Jean: Levi’s
Ayakkabılar/Shoes: İpekyol
Çanta/Bag: Mango

A Creative Collaboration with Sephora Türkiye
Creative Direction Duygu Bengi
Director Mert Akay
Photography: Burcu Karademir
DOP: Murat Bayraktaroğlu
Hair: Mustafa Akgül
Production: Pelin Taşkıran
Asst. Videographer Umutcan Yıldırım
Styling: Kübra Özden
MUA / Sephora Türkiye: Gamze Yaşar