Tarihin yükünü üstlenmek bizi o toprağa ait hissettirir mi? “Aidiyet” benliğimizi nasıl şekillendiriyor? 

Filistinli görsel sanatçı Basma Alsharif, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Orada Her Kimse” ile kendi deneyimlerini paylaşarak bu sorulara yanıt arıyor. Zaman ve mekan sınırlarını yeniden inşa ederken kimliğinde “kalıtsal yersizlik” yaratan sanatçı, bilinçaltının izdüşümünü bu sergisinde oluşturuyor.  Sınırsız toprak fikrinden yola çıkan Alsharif, farklı medeniyetler ve coğrafyalardan beslenerek üretimlerini yansıtıyor.  

Sanatçının yedi yıllık üretim sürecini kapsayan sergi, Salt Galata’nın üç katına yayılan film, video ve enstalasyonlardan oluşuyor. Sergi, kökleri ve evi temsil eden “yurt” kavramını görsel hikaye üzerinden ele alıyor. “Değişen jeopolitik koşullarla parçalanmış ulusal bir kimlik” ve “özgün bir dil”, Alsharif’ın kimlik meselesini işte bu ifadeler tanımlıyor.  

Sergi, Alsharif’in “A Philistine(2019) adıyla kaleme aldığı kısa bir romanın enstalasyonuna yer veriyor.  Geçmişe yolculuk niteliğindeki eser, kurgusal bir tren yolculuğu üzerinden günümüz Lübnan’ından yola çıkarak 1935 Filistin’e kadar uzanan zaman dilimini ele alıp zorlu bir mücadelenin çıplaklığını yansıtıyor. Serginin ortasında konumlanan oturma planı, ziyaretçilerin daha derin düşünüp bu hikâyenin bir parçası olmalarına olanak sağlıyor. 

2017 yapımı uzun metraj filmi “Ouroboros” (Kuyruğunu Yiyen Yılan) sergide yer alan bir diğer önemli eserlerden. Nietzsche’nin “ebedî dönüş” fikrini irdeleyen film, ardı ardına yaşanan yıkıcı olaylar karşısında, insanın ancak yenilenerek ilerleyebileceğini fikrini savunuyor. Film, SALT Araştırma’nın içinde, günün belirli saatlerinde 4 kere gösterilecek.

Kürasyonunu Farah Aksoy’un üstlendiği sergi, 26 Nisan’a kadar Salt Galata’da katılımcılarıyla buluşmayı bekliyor!