Search
Category:

People

Lora Deniz Ömeroğlu, Musician

Klasik piyano eğitimi ile başlayan müzik yolculuğuna elektronik bir yaklaşımda devam ediyorsun. Seni ne motive ediyor? Formu önceden her türlü detayıyla belirlenmiş bir müziği çalmanın stresini daha fazla kaldıramadım ve tek başıma bir odada müzik yapmak istemediğimi farkettim. Bu iki temel sebep zaman içinde beni…

Tuluğ Özlü, Founder of Tabii Atölye

Herşeyden yalnızca bir tane yapıyor, elleriyle. En az aynada ki yansımanız kadar özel ve biricik. Tuluğ dinamiğini avucumuzda kalan ufacık ormanlarla besliyor. Yoktan var ediyor desek, yeridir. Yağmurda ıslanmış ağaç dalı, ayağının ucuna düşen yaprak, yosun ya da adını bilmediğimiz ama güzel görünen bitkiler T a b i i atölye’nin gözünden bakınca daha güzel görünüyor.

Yasemin Keçecioğlu, Illustrator

En sevdiğin çizgifilm karakteri? Spiderman. İllüstrasyonların insanların kalbini ısıtan özelliği nedir? İyi bir illüstrasyon ya da sanat eseri görünce hemen heyecanlanıyorum ve detayları incelemeye başlıyorum. Sonra da kendim yapmadığım için neredeyse üzülüyorum… Seri halinde mi üretiyorsun? Onlara seri diyemem. Yaratım sürecim daha çok farklı karakterler yaratıp, onların etrafında hikayeler oluşturarak gelişiyor. Bir süre bir karaktere yoğunlaşıp onun üzerinde çalışıyorum, sonra yeni bir şeye geçiyorum. Eski iş ve karakterlerimi hiç unutmuyorum ama; onları hep yeni işlerime de dahil ediyorum.

Sunnei’nin Tasarımcıları: Simone & Loris

Nasıl tanıştınız? Arkadaşlığımız, başka arkadaşlarımızın bizi tanıştırmasıyla 6 yıl öncesine dayanıyor. SUNNEI’yi yaratma fikriniz nasıl oluştu? New York’tayken artık fikirlerimizi yansıtacağımız bir marka yaratmaya ve bunun için doğru zaman olduğuna karar verdik. İsim ise bir araba yolculuğundan geliyor – bir şarkı söylerken “Sunnei” kelimesi, “Sunny” (güneşli) kelimesinin İtalyancalaştırılmış hali olduğu için çok iyi bir isim olacağını düşündük.

Cemo Çetin, Actor & Producer

Oyuncu, yönetmen ve yapımcıların olduğu bir aileden geliyorsun. Sinema sektöründe olmak istediğini hep biliyor muydun? Başka bir şeyi bir seçenek olarak hiç düşünmedim. Ben film izleyerek, film setlerinde bulunarak ve filmlerde/reklamlarda oynayarak büyüdüm. Evimiz şirketin tam yanındaydı, bu yüzden Türk ve bazen Hollywood starları devamlı evimize girip çıkıyordu. Her zaman çok olan biten vardı ve bu şov dünyasının bir parçası olmak istediğimi biliyordum. Çocukluğumun büyük bir kısmı boyunca yanımda küçük bir video kamerası taşırdım ve hayatımızın her anını çekerdim. Hayatı bir objektiften deneyimlediğim için bir noktada annem benim için endişelenmeye başlamıştı. Şuan elimde dilediğim zaman çocukluğuma geri dönebildiğim tonla görüntü var. Arkadaşlarımla birlikte ufak James Bond filmleri yapar, kostümler giyer, birşeyler patlatır, kötü adamı oynar, ve benzeri birçok şey yapardık… Daha sonrasında kaykay videoları yapmaya başladık ve kaykay yapmaya merak sardık… Bu iPhone’lar çıkmadan önce, video çekmenin hala özel birşey olduğu zamandaydı.

Debora İpekel, DJ

Senin için plak koleksiyoneri demek doğru olur mu? Öyleyse, koleksiyonerlerin en sevmediği soruyu soralım; en değerli plağın hangisi? Birkaç senedir plak topluyorum ve her yeni keşif benim için yeni bir heyecan yaratıyor. Bir tane plak seçmek çok zor ama geçenlerde Ümit Aksu – Bermuda Şeytan Üçgeni 45’liğini buldum. 70’lerde Türkiye’den çıkan çılgın jazz-funk parçası! “Gece hayatına ait olma”nın eksileri ne? Gençler kendilerine dikkat etmeli.

Duygu Yegül

Custom Rebels nasıl başladı? Erkek arkadaşım Deniz’in aldığı motorsikletle başladı her şey diyebilirim. Ben ona bir ceket tasarımı yaptım hediye olarak. Sonra arkadaşlarımızdan ricalar gelmeye başladı. Ardından bir baktık yabancı insanlardan sipariş alıyoruz ve Deniz (Özgün), ben ve Cem (Cem Alex Uster), Custom Rebels’ı kurduk. Motosiklet…

Mustafa Salar, Stage Manager at Zorlu PSM

Sahne amirliğinden önce Anadolu Ateşi gibi prodüksiyonlarda dansçı olarak da yer aldınız. Kariyerinizin yönünü değiştiren etken ne oldu? Teknik lise okumamın verdiği farklı bakış açısı ile her zaman işin teknik ve koordinasyon tarafına ilgim vardı. Sahne üzerinde olmak ne kadar güzel olsa da sahne arkası…

Alican Yazıcıoğlu

Müzik tutkun ne zaman ve nasıl başladı? 4 yaşında piyano dersleri almaya başladım ancak ailem okula ağırlık vermemi istediği için ilk okulda bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra lisede gitar derslerine başladım ve onu hobi olarak devam ettirdim. Huzuru hep müzikte bulmuşumdur. Mix tape yapmak en büyük hobilerimdendi ama özellikle 12 yaşında Korn – Issues albümü hayatımı değiştiren albüm olmuştur, bana ilk defa pop müzik dışında bir dünya olduğunu gösteren albümdür. Daha sonra da The Cure – Disintegration albümü ile tanıştım ve müzik hayatımda vazgeçemediğim bir tutku haline geldi, kendimi buldum diyebilirim.

Bahadır Gürceer, GM of Lucca Group

İstanbul’daki gece hayatının eksikliğinden söz edilse de şehrin hiç uyumayan bir yapısı, istediğinde hep açık bulabileceğin mekanları var. Problem olan nokta nedir sence? İstanbul gece hayatı dünyadaki diğer şehirlere kıyasla daha farklı bir yapıya sahip. Şehirde eğlencenin dinamiğini belirleyen mekanlar kadar, eğlenmek isteyenlerin dinamikleri de…