Günümüzde cinsellik ve ırk gibi hala konuşulması tabu olan konuları 30 yıl önce kendi tarzıyla ifade eden Amerikalı tasarımcı Patrick Kelly, ölümünün ardından on yıllar geçmesine rağmen şimdilerde adından Patrick Kelly: Runway of Love sergisiyle bahsettirmeye devam ediyor.

1988 yılına gidiyoruz. Oldukça muhafazakar olan Mississippi’den gelen Patrick Kelly’nin yolu Paris’e düşüyor. Fransa’nın hazır giyim endüstrisini yöneten prestijli Chambre Syndicale du Prêt-à- Porter’ye üye olan ilk Amerikalı ve ilk siyahi olarak geniş bir çapta tanınma yolunda ilk adımını atıyor. Naomi Campbell, Madonna ve Imam gibi birçok 80 ikonunu giydiren Patrick, eğlenceli ve cesur stiliyle döneminde fark yaratanlardan biri oluyor. Yves Saint Laurent, Coco Chanel ve favorisi Madame Grès gibi tasarımcıların Fransız haute couture’le harmanladığı tasarımlarında en büyük etki büyükannesi ve kilisede görerek büyüdüğü siyah güneyli kadınlardı. Patrick 1987’de People Magazine’e verdiği bir röportajda: “Pazar günü kilisedeki siyahi kadınlar Yves Saint Laurent haute couture gösterilerindeki mankenler kadar sert” ifadesini kullandı. Ona göre Afrika kökenli Amerikalı kadınlar ve özellikle güneyden gelenler her zaman çok daha şık giyinirlerdi ve bu duyarlılığı Patrick Paris’e getirdi.

35 yaşında AIDS nedeniyle hayatını kaybeden ünlü tasarımcının mirasını şimdi Patrick Kelly: Runway of Love sergisinde görüyoruz. 24 Eylül 2022’ye kadar misafir kabul edecek sergi San Fransisco’da yer alan de Young Museum’da bulunuyor. Kelly’nin sofistike 80 tasarımını sevenleriyle buluşturan sergide çığır açan moda şovlarından görüntüler de mevcut. Tasarımlarının ve iş hayatının yanısıra sergi, siyahi kimliğiyle beraber Amerika Birleşik Devletleri’nin güneyindeki çocukluk anılarına, New York ve Paris’teki kulüp ve deneyimlerine de ışık tutuyor.

Biraz daha detaya indiğimizde kalp şeklindeki süslemeler dikkatimizi çekiyor. İmza tasarımı diyebileceğimiz süslemelerin hikayesi çocukluğuna dayanıyor. Küçükken düğmelerini sürekli kaybeden küçük Kelly’nin büyükannesi ona farklı şekillerde ve renklerde düğmeler dikmiş. Düğmeler yıllar sonra çocukluğunun etkisiyle tasarımlarında başvurduğu bir şekil olarak karşımıza çıkıyor.

Kendisi hakkında bilinmesi gereken en önemli şey tartışmalardan çekinecek bir tasarımcı olmaması. Ciddi konuları, özellikle de ırkçılığı kelimenin tam anlamıyla yeniden çerçevelemek için mizahı sıklıkla kullandığını görüyoruz. Ona göre her şeyin başı sevgi. Kalbine hitap edenleri kutlamak için bir “Love List” oluşturdu ve tasarımlarının her birine neşe kattı.

“Giysilerimin gülümsetmesini istiyorum.” diyen Patrick Kelly sıra dışı tasarımlarının yanısıra akıllara siyahi kimliği ve aktivistliğiyle kazındı. Aradan 30 sene geçse de kıyafetleriyle ve karakteriyle hala yüzümüzü güldürebiliyor.