Cansu Dengey, tüm kadınların iç sesini Gabriel Vorbon’un gözünden hikayeleştiriyor. Hafta başından beri her gün saat 21:00’i bekleme sebebimiz yıllarca birçoğumuzun bedeni ile girdiği anlamsız savaşta yalnız olmadığımızı, acımasız eleştirilerdeki kırılganlığımızı başka kadınlarda da görmenin verdiği birlik duygusu. Kadınların iç sesi olduğuna inandığımız bu seride bize dayatılan güzellik normlarının önce kalbimizde, sonra da bedenlerimizde nasıl yaralar açtığına birlikte tanık oluyor, bazen kendi anılarımıza gidiyoruz bazen de bunu durdurmak için atacağımız adımı düşlüyoruz.

Paylaşacağım hikayeler benimle ilgili ama gördüklerinizden ve okuduklarınızdan çıkaracaklarınız bir o kadar sizinle ilgili olacak. O yüzden aslında bu hepimizin ortak yolculuğu. Benim naçizane tavsiyem tüm fotoğraflara ve hikayelere önyargılarınızı bir kenara koyup kalbinizle bakmanız olurdu sanırım, fazlası değil. -Cansu Dengey

Bir kadın tüm korkularına fotoğraflarla ayna tutup, yaralarını kelimelerle sararken siz de kendi hikayenizdeki korkuları tüm cesaretinizle sarıp sarmalayın ve kendinizi her halinizle, her an kim ne derse desin sevin ki hayatın bir saniyesi bile boşa gitmemiş olsun! Ve insanları eleştirirken kelimelerinizi doğru seçmek için olağan gücünüzle çabalayın ki kelimeleriniz kimsenin kabusuna dönüşmesin…