Zoom toplantısından çıkmanın bile iki aşamalı bir işlem gerektirdiği gerçeklikte tüm sosyal medya hesaplarını bir çırpıda siliveren Bottega Veneta, 5 Ocak’ta geride dört milyon “Neden?” bırakarak URL’den IRL’e transfer oldu. Markaların, Instagram hikayesini ilk 60 saniyede görüntüleyen biri gibi davranan pazarlama departmanlarının TikTok’tan Clubhouse’a kadar her platform için ayrı ayrı içerik ürettirmeye çalıştığı bir dönemde ne de güzel oldu.

İnsanlığın fıtratındaki nankörlükten mütevellit kolay erişilebilir şeyleri değersizleştirmemiz bir sır değil, hal böyle olunca da Phoebe Philo’nun münzevilik felsefesini benimseyen Daniel Lee’nin kaydırılan ekranlarda yer almak istemeyişini anlamak güç değil. Ayrıca markaların dijital vitrini mahiyetindeki sosyal medyada, Lee’nin Rihanna’yı hayal ederek tasarladığı bir parçanın fotoğrafına bakarken hemen ardından feta peynirli makarna tarifine geçme ihtimalimiz markanın lüks algısını kısık ateşte eritiverecek bir unsurdu. 

İnsanlar son üç aydır bunun bir dijital detoks mu yoksa yeni albümden önce Instagram’daki tüm postlarını silen Kendrick Lamar-ımsı bir PR numarası mı olduğunu tartışırken biz, Daniel Lee’nin sessizliğinin insanları daha çok konuşturacak bir şeye dönüşeceğinden emindik. Giyinme eylemini soyunmak kadar seksi kılan Lee, dijital dünyada da benzer bir gizeme soyunduktan sonra aranılan olmanın maruz bırakmaktan çok daha görünür olduğunu herkese kanıtladı ve kuluçkasını tamamlayan dijital dergisi “Issue” ile harcadığımız ekran süresini “kaliteli zamana” çevirecek şekilde hayatlarımızdaki yerini aldı. 

Yılda dört kez yayınlanacak dijital derginin “Summer Madness” başlıklı ilk sayısı, Missy Elliot’un 22 yaşındaki şarkısı “Hot Boyz”a yeniden çektiği Derek Blanks imzalı videoyla ve içerik kavramını LSD seyahatine sokan halleriyle “Make Creativity Creative Again” dualarımızın cevabı oluyor; her sayfasıyla Lee’nin sağ beynine saygı duruşunu hak ediyor. 

BV koleksiyonlarıyla paralel gitmesi planlanan ve yarattığı paralel evrenle birkaç duyuyu aynı anda ihya eden Issue’nun ilk sayısına katkıda bulunanlar arasında Barbara Hulanicki, Walter Pfeiffer, Storror, Jonathan Frantini, Masayoshi Matsumoto ve Tyrone Lebon gibi isimler öne çıkarken bir gecede dijital dünyanın “front row”u haline gelen derginin yeni sayısıyla göz göze gelmeyi şimdiden dört gözle bekliyoruz.  Okumak için linki takip edin!