Centre Pompidou ve K21 Düsseldorf, Fransa ve Almanya’daki Hito Steyerl’e ayrılacak ortak bir sergi üzerinde işbirliği yapıyorlar. Sanatçının önemli parçalarının retrospektif bir seçkisi yeni bir düzlem oluşturarak Steyerl’in vizyonunu bütün bir şekilde ele alıyor. Teknolojinin eleştirel yönden kullanımını Steyerl’in satirik dünyasının perspektifinden keşfetmek için sizler de yeni bir maceraya adım atmaya davetlisiniz.

Kendi görüşüne göre, Hito Steyerl’in projesi, müzelerin karşılaştığı değişimler açısından günümüzün temel sorunlarından birini ele alıyor. Projenin çıkış noktası olarak Centre Pompidou’nun mimarisi göz önünde bulunduruluyor. Kırk yıldan daha uzun bir süredir müzenin benimsediği şeffaflık ve herkese açık bir kültürel nokta haline gelme gayesi, yaratılan serginin işleyen düzenden aldığı büyük bir ilhama dönüşüyor.

Alman sanatçı Hito Steyerl, hiciv ve eleştiriyi birleştiren kendine özgü dili ile son yıllarda önemli uluslararası tanınırlık kazandı. Belgesel filme çok kişisel bir bakış açısıyla ortaya çıkan bu çalışma, 2010’ların başından bu yana, araştırma ve deney ruhuyla birlikte sürükleyici videolar ve multimedya enstalasyonları şeklinde gelişti. Hito Steyerl bu sergide ve genel olarak eserlerinde en son teknolojileri kullanıyor. Bunun sebebi jüpiteryen bir konuma yükselmektense teknolojinin sağladığı kitlesel etki ve “gerçek” olanı yeniden şekillendirme kapasitesini sorgulamaktan ibaret.

“How not to be seen” veya “Factory of the Sun” gibi halihazırda ünlü eserleri, küresel gözetlemenin aşırılıklarının dayanılmaz bir hicivini ve dünyanın en yüksek teklifi verenin ellerinde bir veri merkezine indirgenmesini ortaya koyuyor . Devlet kurumlarının geleceğine özen gösteren Hito Steyerl, çokuluslu şirketlerin tüm toplumsal alanda ve kamusal alanda artan eylemlerini birden fazla bakış açısından ele alıyor.