“Herkesin baktığı pencereden bakmayan, şehrin kurallarına başkaldıran değil o kuralları yazan, sanatın özgürleştirdiği ruhların peşinde ve sporun birleştirici gücünde hayat bulansın. Sokakta olanı takip eden ama her ne görüyorsa onu kendine göre şekillendiren ve bu ritmi hayatının şarkısı haline getiren senin, senin yeni evin açıldı.”

1970 yılında “Casual Friday” ile spor salonlarından sokağa çıkan spor ayakkabıları şimdi yeni evi House of Superstep’te. Her katı ‘sneaker kültürü’ne ayrılan House of Superstep, İstanbul’un kalbinin attığı Ortaköy’de bağımsız ve kendi hikayesini yaratan insanları bir araya getiriyor. Kapısından içeri girdiğiniz an şehrin sokaklarındaki ruhu hissedeceğiniz House of Superstep’te birçok markanın sınırlı sayıda üretilen spor ayakkabılarının yanı sıra özel tasarım kıyafet ve aksesuvarlar da yer alıyor. House of Superstep, ziyaretçilerinin kentsel yaşam tarzınızı da ortaya çıkarmayı hedefliyor. Sokağın tarzını her katına sığdıran mağaza, moda ve sanatı da birbirine bağlamayı başarıyor. 

Çok yönlü bir felsefeyle tasarlanan House of Superstep’te şehrin sokaklarından parçalara da rastlıyorsunuz. Terasındaki 360 derecelik İstanbul manzarasıyla şehrin tam içinden bir göz oluyorsunuz. 

House of Superstep’te kreasyonunu kendinizin yapacağı ya da tasarım danışmanlara başvuracağınız “sneaker customer” alanı yer alıyor. Ziyaretçileriyle organik bir bağ kuran mağaza, sokağı eve taşıyor; kaykay ekipmanları, PlayStation ve DJ performans alanlarıyla çok yönlü bir ilham merkezi haline geliyor.

Kapıdan girdiğiniz an sneaker’ın yanı sıra şehrin en yetenekli street art yeteneklerinin de eserlerine rastlıyorsunuz. House of Superstep, sanat eserlerine ev sahipliği yapan bir mağaza olmasının yanı sıra koleksiyon değeri yüksek parçaları da barındıran bir müzeyi andırıyor. Türkiye’nin özgün sokak sanatçılarının başında gelen Mr Besk’in 230×160 ölçülerinde kanvas üzeri halı ve çift kat boyamadan oluşan eklektik eseri “Kobe Bryant”… Sanatçının imzası haline gelen Anadolu motiflerinin alternatif kullanımı ile realistik çizimlerden bir harman oluşturarak House of Superstep’in sokak hayatıyla organik ilişkisini güçlendiriyor.

Grafik tasarımcı ve art direktörlüğünü bir sanata dönüştüren Emre Yusufi’nin kendine has çizgisini sneaker dünyası ile bir araya getiren eseri “Chuck was Here”, Converse’in ikonik modeli Chuck Taylor’ın helenistik dönem heykellerle buluştuğu ütopik bir anı resmederek House of Superstep’te kendine yer buluyor.

Koleksiyoner Cüneyt Çilingiroğlu’nun sahibi olduğu; meşhur film serisi Chucky’nin çekimlerinde kullanılan ve dünyada sadece 3 örneği bulunan Chucky bebek ile Alman F1 pilotu Michael Schumacher’in yarışlarında kullandığı kasklarından biri de yine House of Superstep’te sergileniyor.