Dior’un kreatif direktörü Maria Grazia Chiuri’nin lüks moda evi için benimsediği, modanın kökenlerini ve yaratıcılığın anlamını sorgulandığı vizyonu, İtalya’nın Avant-Garde akımının önemli isimlerinden Lucia Marcucci’nin kolaj çalışmalarıyla İlkbahar-Yaz 2021 Ready-to-Wear Koleksiyonu için birleşiyor.

Defilenin gerçekleştiği katedralin atmosferi Marcucci’nin “Görsel Şiir” olarak tanımladığı ünlü kolajlarından yola çıkarak kuruldu. Her camın sanatçının eserleriyle kaplandığı “Şiir Katedrali”nin atmosferi, koleksiyonun klasik giyim parçalarını patch-work desenler, danteller, aplikelerle yeniden yorumlaması ile uyum içinde. Kıyafetler, Marcucci’nin sanatının odak noktalarından biri olan başkaldırıya atıfta bulunuyor.

Koleksiyon için İtalyan yönetmen Alina Marazzi tarafından çekilen kısa filmde ise Marcucci’nin hayatı, sesi ve eserleri gerçekle kurgu arasında bir hikaye ile hayat buluyor.

Filmde sanatçının gençliğini, bir nevi ikinci kişiliğini canlandıran model, Marcucci’nin kolajlarıyla dolu bir sanat galerisini dolaşıyor, kendisi ve kıyafetleri gördüğü, incelediği kolajlara dönüşüyor. Meraklı ve heyecan dolu bir tavırla kendisi de kolajlar yapmaya başlıyor ve Marcucci’nin ciddiyetle umursamazlığı kolajlarında birleştirdiği gençlik yıllarını gözler önüne seriyor. “Teknoloji Manifestosu” adı altında toplanan kışkırtıcı kolajlar sanatçının 60’lı yılların medya dilini bağlamından çıkarıp yeniden yorumlamasından yola çıkıyor. Günümüz dünyasına da bir eleştirisini bulabileceğimiz kolajlar aynı zamanda sanatçının neşesini, işine duyduğu aşkı ve hayata dair umudunu da taşıyorlar. Şu sıralar yaşadığımız zorlu dönemlerde, hayat dolu atmosferi ve eklektik koleksiyonu ile Dior dünyaya neşesini geri getirmeyi hedefliyor.