İnsanlık, tarihi boyunca hep bilinmezi merak etmiştir. Uzay ise her dönemin en ilgi çekici konusu olmuştur. İlk kez Ay’a ayak basıldığı an, ilk roketin uzaya ulaşması ve son olarak ilk kez özel bir şirketin uzaya astronot göndermesi… Uzayın derinliklerine turist olarak gitme şansınız çok yakın…

Tarihler 30 Mayıs 2020’yi gösterdiğinde Crew Dragon roketi havalandı ve dünya tarihinde ilk kez SpaceX adlı özel bir şirket uzaya, iki astronot gönderdi. Bundan sadece birkaç yıl önce “Billionaire Space Race” (Milyarderlerin uzay savaşı) başlamış ve uzayda ilk başarılı olacak isim merakla bekleniyordu.

Elon Musk’ın SpaceX’i, Amazon’dan Jeff Bezos’un Blue Origin’i, Richard Branson’un Virgin Galactic’i ve Rus milyarder Yuri Milner’in Breakthrough Starshot projesi için çalışmalar sürüyordu.

İlk uçuşların dünyadan 80 km. yükseklikte olması ve tepeden uzay turistlerinin dünya manzarasına hayran kalmaları planlanıyordu. Kısaca yörünge uçuşu olarak tabir edilen bu özel gezintiye çıkmak isteyenler için Virgin Galactic, 250 bin dolar değerindeki biletlerini erkenden satışa çıkarmıştı. Çünkü en az 700 kişi gibi bir sınır koyulmuştu.

Biletler satışa çıkar çıkmaz, 8 bin civarında rezervasyon alındı.

” Dragon to Mars ”, Concept art of sending Dragon to Mars – Official SpaceX Photos

Yarışın Galibi SpaceX’le Elon Musk

Bu yarışın en hızlısıysa Elon Musk oldu. SpaceX, NASA tarafından desteklenen projesiyle iki astronotunu Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden Uluslararası Uzay İstasyonu’na doğru yolculuğa çıkardı. Astronotlar, 2 Ağustos günü ise başarılı bir şekilde dünyaya inebildi. Amerika, 9 yıl aradan sonra yörüngeye astronot gönderip güvenle geri getirebilecek kabiliyete sahip olduğunu göstermiş oldu. Çünkü ülke, 2011’de tüm uzay mekiklerini emekliye ayırmıştı.

NASA, insanlı uçuş projelerini Rusya’ya ait Soyuz uzay araçları ile gerçekleştiriyordu. Amerika, sırf bu yüzden Rusya’ya 4 milyar dolar ödemek zorunda kalıyordu…

SpaceX, ülkesini bu maliyetten de kurtarmış oldu. Musk, çok yakın gelecekte astronotlarını Uluslararası Uzay İstasyonu’na düzenli operasyon görevler için uçurmaya başlayacak ve uzay turist gezileri için kullanacak. Hatta Musk’a göre 2 yıl sonra tüm bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz uzay anlarıyla karşılaşma imkanımız bile var. NASA ile 9 yıllık bir anlaşma imzalayan Musk, bu süre içinde hızlı hareket ederek dünya ve uzayı bir araya getiren roketin içinde olmanızı sağlamak istiyor.

SpaceX’in başarısı bir dönemi de başlatarak uzayda artık özel şirketlerin söz sahibi olabileceğini bize gösteriyor. Şirket, Starship roketleriyle de uçakların uçuş sürelerini düşürerek çok daha hızlı seyahat etmemizi sağlamak istiyor.

Ayrıca SpaceX, astronotlar değil de 8 sanatçıyı Ay’a göndererek tarihte ilk kez normal insanların bu seyahati gerçekleştirebileceği gerçeğiyle karşı karşıya kalmamızı amaçlıyor.

Tüm bu gelişmelerin ardından Virgin Galactic de sessizliğini bozarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na turizm amaçlı özel uçuş seferleri yapabilmek için NASA ile yeniden anlaşmaya vardığını duyurdu. Uzay şirketi yörüngeye gitmek isteyen adayları için “astronot hazırlık programı”ndaki eğitimlerini de başlattığını açıkladı.

Uzay Otellerinin Konforu

Uzay seyahatinin çok da uzak olmadığı gözlemlenen bu dönemde Rusya’nın uzay ajansı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na bağlanacak bir uzay oteli modülünü tasarladı.

Geçtiğimiz yıl Amerikalı bir şirket de lüks uzay oteli için rezervasyon almaya başladı. Sadece 9,5 milyon dolara 12 günlük konaklama ve gitmeden üç aylık eğitim alınan bu tasarıma göre bu zorlu yolculuk oldukça farklı bir hal alacak.

Hilton Otelleri’nin başkanı Barron Hilton da 1967 yılında ilk kez uzay otellerini hayata geçirmek istediğini ve projeyi tasarladığını açıklamıştı… Hilton “Gelecekte uzaya seyahat edenler olacak ve bu kişiler Hilton otellerinde konaklamalıdır” demişti ve 2 yıl sonra Neil Armstrong Ay’a ilk ayak basan olarak tarihe geçmişti.

Uzayın Artı ve Eksileri

Uzayda vakit geçirmek ise en ufak hatayı kaldıramayacak zorluğa sahip. Mikro yerçekiminde, ufacık bir yanlışlık yaparsanız eğer kemik ve kas kütlesini kaybedip kanınızın vücudunuzda yeniden dağılmasına neden olup kalbinizi zorlayabilirsiniz. Ayrıca önemli miktarda da radyasyona maruz kalabilirsiniz. NASA, bir astronotun sadece bir uzay yolculuğunda 150 göğüs röntgeni çektirmiş gibi radyasyona maruz kaldığını açıkladı. Ayrıca dünyaya dönüşte görme sorunları da yaşandığı kanıtlandı.

Bu uzay seyahatlerinin iyi tarafı ise gençleşmenizi sağlaması. Yaşlandıkça insan kromozomlarının uçları kısalır. Astronot Scott Kelly’nin DNA’sına bakıldığında, uzayda geçirdiği 340 gün boyunca bu uçların uzadığı keşfediliyor. Ayrıca Kelly’nin yerçekimi olmadığından Uluslararası Uzay İstasyonu’nda boyu 5,08 cm. uzadığı da fark edilen detaylar arasında. Kelly, dünyaya döndüğündeyse eski boyuna döner.

Ayrıca NASA’ya göre dünyada bir astronot kıyafetinin kilosu yaklaşık 127 kg… Bu ağırlık yer çekimi kuvveti ile uzayda 15-20 kg. arasında hissediliyor.

Yer Yüzünde Ayağınızı Yerden Kesin

Gökyüzü bu kadar hareketliyken dünyada ise “Jetgiller” ya da “Geleceğe Dönüş” filmindeki gibi uçan arabaları daha beklememiz gerek. Elektrikli arabalar ise bize yakın geleceğin kapısını aralıyor. Bu arabalar, sıfır emisyon, çevre bilincine sahip araçlar, çevreye fosil yakıt kaynaklı zararlar gazlar salgılamamasıyla günümüzün uzay araçları olarak da algılanıyor…

Tamamen Elektrikli Jaguar I-PACE, 21. yüzyılın gelişen teknolojisinin lüks ile buluşmasının en güçlü aktörlerinden biri ve geçtiğimiz yıl “2019 Avrupa’da yılın otomobili” seçildi.

En yakın uzay seyahati için 2023 yılı gösterilirken, yer yüzünde ise yeni nesil teknolojilerle ayağınızın yerden kesilmesi hâlâ mümkün.