2012 yılından bu yana 5 kişisel sergiye imza atan ve Londra, Seul, Milano, Basel gibi farklı şehirlerde birçok karma sergide yer alan Tuğberk Selçuk, kendi tabiriyle aslında gerçekte kim olduğunu son sergisiyle anlamaya çalışan bir sanatçı. Kurşun geçirmez camdan ürettiği “1 İÇİNDE 3” adlı son kavramsal sergisiyle gerçeklik, zihin ve algı gibi konuları sorgulatan sanatçı, bölünmüş kişiliğine savaş açıyor. Tuğberk Selçuk’un camdaki yansımasıyla savaşına yakından şahit olmak için 28 Ağustos tarihine kadar The Bodrum EDITION’ın ev sahipliğideki sergiyi ziyaret edebilirsiniz.

Öncelikle “1 İÇİNDE 3” sergisinden bahseder misiniz? Ziyaretçiyi nasıl bir sergi deneyimi bekliyor?

“1 İÇİNDE 3” içimdeki kişiliklerle uzun süredir süregelen savaşımı anlatıyor. İkinci kişiliğimle devamlı olarak oyunlar oynuyorum ve bazen de o bölünmüş kişiliğime savaş açıyorum. Mesele oldukça kişisel ve psikanalitik ama aynı zamanda da silah ve kurşun geçirmez cam kullanacak kadar şiddetli. Sergiyi gezenler, camdaki yansımamla savaşımı görecekler.

Serginin başrolünde kurşun geçirmez cam yer alıyor. Materyal olarak cama yönelme sebebiniz neydi?

Cam saf ve şeffaftır. Nereye ve neye karşı tutulursa onu yansıtır. Yansımasının dışındaki hiçbir şeye erişimi yoktur. Kırılgandır, tıpkı bizler gibi. Ama her ne kadar kırılırsa kırılsın, camdaki benlik hiçbir zaman tamamen yok olmaz. Zaten bu dünyada benliğimizle ilgili erişebildiğimiz tek hakikat kendi yansımamız değil midir? Bu yansıma ne kadar gerçektir? Ne kadarı dünyaya aittir ve ne kadarıyla sınırlıyızdır? Bu soruların her biri belirsizdir. Hakikati bulamadığımız gibi kendi hakikatimiz de camdaki yansımamızla sınırlıdır. Kurşun geçirmez cam ise bütün bu özelliklere sahip olmakla birlikte bir de kırılmazdır.  

Eserlerinizi üretirken nasıl bir yaratıcı süreçten geçtiniz? Silah ve cam gibi konvansiyonel olmayan materyallerle çalışmak sizin için nasıl bir tecrübeydi?

İçsel dünyamdaki çatışmaların sonucu olarak bu fikir ve bu malzeme bir anda aklıma geldi. Üretim sürecindeyse Asgard Cam Teknolojileri’nin sahibi Aşkın Çalışkan’ın desteği büyük. Türkiye şampiyonu Murat Yılmaz atış antrenörlüğümü yaptı. Adrenalini yüksek işler çıktı ortaya. Tecrübeden ziyade dışavurum ya da ifade biçimi denebilir.

Dünyaya rasyonel bakmak, onun da sana geri rasyonel biçimde bakmasını garantilemez.

Sergi aracılığıyla hangi kavramları sorguluyorsunuz?

Hakikati. Dünyaya rasyonel bakmak, onun da sana geri rasyonel biçimde bakmasını garantilemez.

Bir sanatçı olarak bu sergi sayesinde kendinizle nasıl bir yüzleşme yaşadınız? Bahsettiğiniz bölünmüş kişiliğe savaş mı açtınız, yoksa barış bayrağını mı kaldırdınız?

Ben psikanalize başladım. Haftada üç gün terapim var. Gereken bütün yüzleşmeleri o divana yatarak yaşayacağım. Üretimlerim sadece bunları kendi dilime çevirdiğim bir ifade şekli. Savaş açıldı evet, cam kırılmadıkça da barış bayrağı dikilmez.

Fotoğraflar: Mert Şen