Adını üretiminde harcanan emekten, tadını da kullandığı yenilikçi ve yaratıcı malzemelerden alan Craft biralar hayatımızın vazgeçilmez birer parçası haline geldi. Hatta her biri farklı deneyim sunan Craft biralardaki kişisel tercihimiz karakterimizle ve zevklerimizle ilgili fikir veren bir detaya dönüştü. Bu zanaate olan ilginin artmasıyla üreticiler de malzemelerde çeşitlilik denemeleriyle kendine has biralar üretmeye başladı tabii. Craft biraların en sevilenlerinden IPA, masalarımıza gelmeden çok önce upuzun bir yolculuğa çıkmış aslında.

Indian Pale Ale, ya da nam-ı diğer IPA’nın ortaya çıkışının Baharat Yolu’nun ve Ümit Burnu’nun keşfine dayandığını biliyor muydunuz? 19.yy’da Avrupa’dan Hindistan’a gemilerle bira ihracatının başlamasıyla, biraların bu uzun süren yolculuğa dayanıklı olmadıkları ortaya çıkmış. İngiliz bira kaşifleri de eski dünyadan şerbetçiotunu biraya ekleyerek hem daha uzun süre dayanmasını sağlamışlar, hem de damakta bıraktığı bitter tatla klasikleşen ilk Indian Pale Ale’i ortaya çıkarmışlar. Şimdilerde de farklı coğrafyalardan farklı IPA’lar çıkabiliyor.

Kendine has bir bira deneyimi sunan Filtresiz IPA ise farklı coğrafyanın da ötesinde, bu Dünya’dan olmayan bir bira diyebiliriz. Çok sevilen citra, mosaic ve simcoe şerbetçiotlarına yeni dünyadan galaxy şerbetçiotunun eklenmesiyle elde edilmiş bu karakteristik birada tropikal meyveler ve narenciye gibi tatlar ön plana çıkıyor. Bu tatları buğday ve yulaftan gelen yoğun tahılımsı notalarla destekleyen Filtresiz IPA, buğulu yapısıyla kendini belli ediyor.

Uzun yola dayanıklı filtresiz IPA, galaksiler arası seyahat için de oldukça uygun. Evrenin sonundaki restoranda oturmuş biranızı yudumlarken kendinizi tropikal bir adada hissedebilir ve her yudumda farklı tat evrenlerine yolculuk edebilirsiniz.