Kadınlar, insan varoluşunun başından beri, toplumlardaki haklı yer ve özgürlükleri için kazanamayacakları vadedilen savaşlarda savaşmak zorunda bırakılıyorlar. Feminist felsefenin “kadın üstünlüğü” olarak yansıtıldığı ve eril algının egemenliğinin doğuştan bir lütuf sayıldığı tüm toplumlar, açın kulaklarınızı: Tüm dünya kadınları buradalar, eşit doğdular ve eşit yaşayacaklar!

Her yeni günün tekrardan yaşattığı önyargılar ve gerçeklikle daha da güçlenen kadınlar, her zaman olduğundan daha korkusuzlar! Gelin geçmişin algı mezarlarını elleriyle, tırnaklarıyla kazıyan ve vücudu üzerinden tüm istismara “hayır” diyen Billie Eilish’in gerçekliğiyle yüzleşip, Gaye Su Akyol gibi güçlü kadın sanatçılarımızın seslerine #erkekyerinibilsin hareketiyle daha da ses olalım…

Kadınların yaşadığı her türlü fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetin, sesini daha feminist yarınlar için duyuran kadınlar ve bir grup azınlık erkek tarafından yankılandığı bugünlerde, çok net bir gerçek hala suratımıza tokat gibi çarpıyor: Grammy ödüllü dünyaca ünlü bir gençlik ikonu ya da mesleğinin doruklarında fırtınalar estiren bir sanatçı dahi olsanız, seksizm tüm gerçekliğiyle başarınızın, gücünüzün, vücudunuzun ve belki de nefesinizin peşinde.

Adını 16 yaşında dünya müzik sahnesine yazdıran genç müzik ikonu Billie Eilish, kadın karşıtı tüm gerçekliğin karşısında, hayatı ve kariyeri boyunca müziği ve vücudu üzerinden maruz kaldığı seksist yorumlara yapımcılığını da üstlendiği sarsıcı kısa film “Not My Responsibility” ile güçlü bir cevap veriyor. Genellikle giydiği bol kıyafetlerle bilenen Eilish, bu giyim tarzının nedeninin de erkeklerin kendisine yaşattığı özgüvensizlik ve arzulanmama korkusu olduğunu söylüyor. Minimalist ve karanlık bir dekorun vücudunu adeta yaşadığı her hak görülen haksızlık gibi sardığı videoda, genç sanatçı geçmişin tüm yüklerinden arınırcasına üzerindeki kıyafetleri yavaş yavaş çıkartıyor. Sesinin tanrısal bir edayla tanıklık ettiği tüm geçmiş ve gelecek nefrete siper olduğu monologda, tek bir mesaj yankılanıyor: Vücudu ve başarısı yüzünden yaşadığı nefretin kırıntısının dahi sorumlusu olmadığı. Çoğu müzisyene göre küçük yaşta olmasına rağmen teşhisi konulan Tourette sendromu ve yaşadığı travmalar hakkında hep açık sözlü olan genç müzisyenin, geleceğin korkusuz seslerinden olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Do you know me, really know me?
You’ll have opinions about my opinions, about my music, about my clothes, about my body.
Nothing I do goes unseen.
Is my value based only on your perception?
Or is your opinion of me not my responsibility?

Sevgi ne kadar evrenselse, ne yazık ki aynı şekilde nefret, önyargı ve cinsiyet eşitsizliği de öyle. Kariyerlerini güçlü ses ve kişilikleriyle gözler önüne taşıyan Gaye Su Akyol, Nükhet Duru ve Sıla Gençoglu gibi sanatçılarımız, “Ruq” isimli Twitter kullanıcısının başlattığı akıma destek oldular. Akımda kullanılan dil, mizahi gibi gözükse de, tam tabiriyle günümüzün ağızlara oturmuş ataerkil kalıpların, erkeklere bir uyarlaması niteliğindeydi: “Erkeğin sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin”, “Kes sesini. Erkek gibi dırdır yapma”, “Erkek, herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak” ve “Evlenilecek erkek var, eğlenilecek erkek var” gibi atılan tweetler kadınlar üzerinden normalleştirilmiş kalıpların tüm çirkinliğini ortaya koymakla kalmıyor ve kadınların yaşadıkları her türlü baskının zincirlerini kıracağının sinyalini veriyor. İstanbul Büyükşehir ve Şişli Belediyeleri’nin de “İETT otobüs şoförlerimiz, saat 22.00’den sonra erkek yolcularımızın güvenliği için otobüsten durak beklemeksizin istediği yerde inebilmelerine yardımcı olacaklardır” ve “Erkekleri her türlü tehlikeden korumak amacıyla ürettiğimiz Pembe Otobüsler çok yakında Şişli’de” tweetleriyle destek verdiği akım, uzun bir süre daha etki yaratacak gibi duruyor.

Güçlü kadınlara ve “feministim” demekten korkmayan “erkek” adamlara ilham olması için kendi platformlarını kullanan ünlü isimlere daha nicelerinin eklenmesinin umuduyla, kadınların vücudu ve başarısı üzerinden yaşadığı şiddetin tek sorumlusu, nefreti kendine hak gören her erkek ve karşı cinsiyle aynı özgürlüğü kendine hak görmeyen her kadındır diyoruz  ve sizi Billie Eilish’in kısa filmi “Not My Responsibility” ile yalnız bırakıyoruz.