Ceren Moray, playlist’iyle mutfakta olduğumuz anları şiirselleştiriyor…

Mutfakta olmanın, yemek hazırlamanın bir ritmi var, her şey gibi, hep vardı; tavaya  atılan fare dişi soğanın cızırtısı, kesme tahtasına değen bıçağın tıkırtısıyla kırılan havuç, kaynayan suyun fokurtusu, tahta kaşık ararken diğer metallere değen servis çatalının tiz sesi…. Tıpkı; bir restoran içindeki çatal bıçağın iyi bir tabağı çizmesi,  bardağa konulan suyun fokurtusu, tuvalete giden stiletto’nun tıkırtısı, açılan şarabın mantarından kurtulması gibi ya da bir barda ginger martini için sallanan shaker’a vuran buzun şakırtısı veya bir pastanede kırılan külahın çıtırtısındaki huzurlu lokma gibi canlı, yaşamın kendisi, kutlama bütünün parçaları hepsi, şimdi yoklar ve biz sadece mutfaklarımızdayız ve çok şükür ki burda olmak yine de, her gün kutlamanın kendisi olmaya değer. Bu playlist, benim için tam olarak bütün mutfakların sesinden geçip beni onlarla buluşturuyor. – Ceren Moray