Filmlerin ve dizilerin günlük hayatımızın daha da büyük birer parçası olduğu günlerde, kendimizi bazı karakterlerin ve filmlerin dünyalarına ait hissedebiliyoruz. Bu aidiyetin bir versiyonu da o dünyalardan kostümlere ve objelere sahip olmak. Amerikan film yapım şirketi A24’ün yakın zamanda düzenlediği ve farklı yapımlarından obje ve kostümleri satışa çıkardığı müzayede, bu konuda hepimizi hayallere daldırıyor.

Moonlight, Uncut Gems ve Euphoria gibi yapımlarıyla tanıdığımız Amerikan yapım şirketi A24, geçtiğimiz günlerde düzenledikleri müzayedeyle, sevilen filmlerinden ikonik objeleri internet üzerinden açık artırmaya sundu. Buradan elde edilen tüm gelir de kar amacı gütmeyen sağlık kuruluşu FDNY Foundation’a COVID-19’dan etkilenen sağlık çalışanları ve ailelerine yardım olarak kullanılması için bağışlandı. Uncut Gems’deki altın Furby kolyesinin 13.500, Mid90’s filmindeki kaykayın 7.500 dolara alıcı bulduğu müzayedede toplamda 100.000 doların üzerinde bağış toplanmış oldu. Midsommar filmindeki May Queen’in çiçeklerden yapılmış elbisesinin de 65.000 dolara Akademi tarafından satın alındığı ortaya çıktı.

Film terminolojisinde prop, hikayeninin akışında etkisi olan objeler için kullanılıyor. Ana karakterin yolculuğunda önemli bir rol oynayan bu prop’lar da filmin kendisiyle özdeşleşiyor. Örneğin Big Lebowski’nin açılışında The Dude’un halısının çalınmasıyla olaylar gelişiyor ve tüm hikaye her anlamıyla halının peşinde ilerliyor. The Dude’un sık sık tekrarladığı gibi o halı öylesine bir halı değil, “O halı odayı dolu gösteriyordu dostum!”. Ya da Kill Bill’de gelinin uğruna büyük badireler atlattığı Hattori Hanzo yapımı Samuray kılıcının herhangi bir kılıç olduğunu kim söyleyebilir?

Tüm filmlerden objeler erişimimizde olsa nelere sahip olmak isterdik diye düşündüğümüzde ilk olarak aklımıza Wes Anderson’ın nev-i şahsına münhasır setlerinden pikaplar, özel tasarım bavullar hatta filmleri için ürettiği aslında var olmayan fantastik kitaplar geliyor. Tabii biraz daha moda odaklı düşünüp kostümlerden de gidebiliriz. Sofia Coppola’nın yarattığı Marie Antoinette’in pastel dünyasındaki kostümlere erişebilmek, ya da Sex and the City’nin Patricia Field’in elinden çıkma gardrobuna bir yolculuk yapmak da fena olmazdı. Şimdilik hayallerle yetiniyoruz ve A24’ün filmografisinde kaybolmayı tercih ediyoruz.