Aşk 101 bize cesareti hatırlatıyor. Yenildiğimiz her savaşı kazanma ihtimalimiz olduğunu, zaferlerimiz kadar yenilgilerimizden de besleneceğimizi biliyoruz. Kubilay ile yollarımız tam da bu noktada kesişiyor! Kendini tanıma savaşınızda ilham olacağına emin olduğumuz bir konuşma ile baş başa bırakıyoruz sizi! Farklılıklarınızdan korkmamanız onları daha çok benimsemeniz dileğiyle…

İnsan ne zaman kendini bulur?

Kendini sorgulamaya başladığında. Bunun için de hata veya hatalar yapmak gerekli. Daha sonra kendini sorgularsın… Belki günlerce, belki bir dakika düşünürsün ama kendinle alakalı bir konuda bir sonuca varırsın. Kendini tanımak benim için bir savaşın olması ve bu savaştan yenik çıktıktan sonra pes etmeyip neden kaybettim neyi yanlış yaptım diye düşündükten sonra o savaşı geri dönüp kazanmakla başlıyor.

Farklılığın çeşitlilik yarattığına inanıyorum. Çeşitlilik de gelişime neden oluyor.

Sence farklı olmak nasıl belirlenir? Kriter nedir? Sen de kendine soruyor musun; kime göre? Neye göre?

Bunu kendime çok fazla soruyorum, hem de her konuda. Neye göre? Kime göre? Sonucunda her insanın diğer insanlardan farklı olduğunun sonucuna varıyorum. Nerdeyse herkesin bir yeteneği var; kimi müzikte başarılı, kimi matematikte, kimi çok güzel yemek yapıyor, kimi çok güzel bilgisayar oyunu oynuyor. Farklılığın çeşitlilik yarattığına inanıyorum. Çeşitlilik de gelişime neden oluyor.

Umutlarımız mı bizi hayata bağlayan? Sen de hayal kurup, kafanda planlar yaparak heyecanını yaşatır mısın?

Şahsen beni hayata bağlayan güçlü şeylerden biri umut. Umut varsa gerekli motivasyonda oluşuyor. Kara bulutlar olur bazen, ama arasından biryerden güneş illa ki çıkar. Güneşin çıkmasına sabretmemiz de umuttan doğuyor bence. Ben genellikle gerçekçi ve planlı hayaller kurarım, yani hayalim varsa ulaşmak için planım her zaman olur.

Aşkı nasıl tanımlarsın?

Aşk, tanımsız olduğu için aşk.

Röportaj Duygu Bengi
Fotoğraf Burcu Karademir