Pixy Lio, gerçekçiliği üst düzeyde tuttuğu fotoğraflarında, yüksek sesle söylemek istediğimiz ama boğazımızda düğümlenen bir çok duygunun tercümanı. Grafik tasarım ile geçirdiği yıllar, binlerce görseli ardına alıp, kendi dilini oluşturmasına büyük katkı sunmuş. Farklı medyumlarda çalışan Pixy için disiplinler değil, fikirler öne çıkıyor. “Fotoğraf benim en çok kullandığım aracım. Nesneler ve videolar yaratmakla da ilgileniyorum. Benim için ikisi ayrı şeyler değil. Hepsi fikirleri gerçekleştirme yolları.”

İnsanların jest ve mimikleri işlerinde ne anlama geliyor?
İnsanlar olarak, vücut hareketlerine karşı çok duyarlıyız. Kişinin jestlerinden çok şey öğrenebiliriz. Fotoğraflarımda, fikirleri iletmek için birbirimizle nasıl “etkileşime girebileceğimizi” düşünüyorum.

Çalışmaların daha fazla an yaratmak veya onları gözlemlemek ile mi alakalı?
Sanırım anlar yaratmak diyebiliriz. İşim fikirlerime dair bir defter gibi. Fakat tam anlamıyla anlarla ilgili değil, aklımdaki bir şeyi görselleştirme arzumla ilgili.

Hayatında gerçekten bir sanatçı olduğunu hissettiğin bir dönüm noktası var mı?
Yarı zamanlı işimden ayrıldığım zaman diyebiliriz. Neden bir iş aramadan daha fazla sanat yapmıyorum diye düşündüm.

İmgeleminde çok sayıda “ironi” kullanıyorsun, bu kelime sana ve kişisel hayatına nasıl yansıyor?
Onu dalga geçmek olarak tanımlıyorum. Gerçek hayatta, birçok şey benim için çok sıkıcı olabiliyor. Kendimi neşelendirmek için, onunla dalga geçiyorum. İşimi de aynı şekilde yapıyorum.