Les Benjamins, klasik bir sokak stili markası değil bu kültürü sahiplenen özgün bir değer. Ve baş tasarımcısı Lamia da klasik bir tasarımcı değil, her adımında terziliğin benimsediği nüansları sokak stiline adapte edebilme cesareti gösterebilecek cesur bir tasarımcı. Markayla olan çalışmalarını ilk gününden beri heyecanla takip ediyor ve kazandırdığı bu güncel vizyonun yükselişine hayranlıkla şahit oluyoruz. Lamia’nın moda yolculuğunun ilk gününden bugüne kadar geçirdiği dönüşümü dinlemek için sabırsızız. 

Seni modaya iten şey nedir?
Hiç modaya itilmiş hissetmedim, çünkü çocukluğumdan yetişkinlik yıllarıma kadar hep onunla çevriliydim. En eski moda anım, annemin düğünler ve aile etkinlikleri için kıyafetlerimizi tasarlaması. Oyuncak bebeklerime yaptığım gibi, en şık kıyafetlerle onun tarafından giydirilmenin saf heyecanını hatırlıyorum.

Les Benjamins ile hikayen nasıl başladı?
Les Benjamins’i ilk defa oradan bir tişört aldığımda keşfettim ve o zamandan beri bu markaya aşığım.

Les Benjamins ile sokak stilini ve lüksü nasıl ele alıyorsun?
Her iki kendine özgü stile yaklaşma tarzım açık bir zihinle bunu yapmak. Ayrıca, tipik bir Terazi gibi, ikisi arasında ideal bir denge kurarak, ikisinin birbirini gölgede bırakmadan tamamlayacak mükemmel kombinasyonunu bulmaya çalışıyorum.

Her şeyin ve herkesin hızlı tükettiği bir dünyada, sürekli yaratma ilhamını nasıl buluyorsun?
Tüketim ve hızlı moda, moda endüstrisinde süregelen bir konu ve kesinlikle hepimizin gerçekleşmesine katkıda bulunduğu bir sorun. Tüketim kavramını pekiştirmek için çok hızlı ve hızlı üretim anlayışı, kalitenin miktardan, özgünlüğün bayağılıktan daha önemli olduğu bizim gibi markalar için sorunlu olabilir. Ancak, Les Benjamins’i bugünün itibarı ile inşa etmemize yardım eden değerlerimize ve inançlarımıza sadık kalmanın, hızlı moda salgınını atlatmamızda kesinlikle yardımcı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle, günlük yaşamdan ve güzel kültürlerden ilham almak ve onlar üzerinden tamamen yeni bir şey yaratmak, taklitçilerin ve trend kovalayanların arasından sıyrılmamızı sağladı.

Les Benjamins Kadın koleksiyonları her sezon ivme kazanıyor, bu konuda stratejiniz nedir?
Les Benjamins kadınının güçlendirilmesi ve kıyafetlerin farklı stil ve yaşlara hitap etmesi için net bir stratejimiz var. 10 yıl önce bunu yapmak zor hatta imkansız olurdu. Yine de, şimdi, halkın modaya daha çok ilgi göstermesi ve stilistik yaklaşımlarıyla denemeler yapmalarıyla, Les Benjamins’in kadın kıyafetlerinin o standarda, eğer ki hala ulaşmadıysa, ulaşmasının mümkün olduğunu düşünüyorum.

Bize yaratım sürecinden bahseder misin?
Yaratıcı yönetmenimiz Bünyamin ve onun müzik, kültür, sanat, tarih ve daha önce de bahsettiğim gibi günlük hayattan ilham alan vizyonuyla yakından çalışıyorum. Daha sonra, tasarımlarımızın konseptimize her açıdan uyması ve hepsinin bir araya gelmesi için çok ve çok araştırma yapıyorum.

Asla takip etmeyeceğin bir trend var mı?
Ana akım olan herhangi bir şey aslında. Her zaman ‘ihmal edilmiş’ veya ‘keşfedilmemiş’ trendlere ilgi duydum.

Zamansız olmak için tanımın?
Dolabınızda gelecekte çocuklarınızın da giymek isteyeceği bir parça bulundurmak ve bu çoğu zaman klasik bir parça oluyor.

Modadaki hızlı tempoya ayak uydurmak için kullandığın özel bir yol var mı?
Ayak uyduramıyorum, her hafta çıkan bir şeyler var, ben sadece önümde ne varsa ona odaklanıyorum.

“Ulaşılamaz olmak” bugünlerde moda açısından çok popüler. Bu konu hakkında markanızla ilgili stratejiniz nedir?
Les Benjamins, insanlarına hitap eden bir marka, heyecan yaratmak ve ilgi çekmek uğruna bazı şeyleri “ulaşılmaz” yapmanın doğru olduğunu düşünmüyoruz. Sadece İstanbul’daki amiral mağazamızda bulunan birkaç özel parçamız var ve bunu da Les Benjamins’i bugün olduğu konuma getiren camiaya teşekkürlerimizi göstermek için yapıyoruz.

Moda, birçok yaratıcı ve kışkırtıcı düşünürün toplandığı bir yer. Bu kalabalıkta tasarımcı olarak nerede duruyorsun?
Les Benjamins, ikisinin birleşimi, yeteri kadar taktir edilmeyen kültürlerin ve azınlık gruplarının güzelliğini vurgulayan, dünyaya şimdiki Doğu’yu göstererek, doğu kültürlerinin temel klişelerini kışkırtan yaratıcı bir marka.

Senin için gerçekten özgün olan nedir?
Benim için “gerçek özgünlük”, modaya uygun veya popüler olmasa bile, kendinize ve vizyonunuza sadık kalmaktır.

İstanbul gençliğini nasıl tarif edersiniz?
Özgün, iyi huylu, gururlu ve yenilikçi.

Benim için “gerçek özgünlük”, modaya uygun veya popüler olmasa bile, kendinize ve vizyonunuza sadık kalmaktır.

Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor?
Bazen zor olabiliyor, ama iyi idare ediyoruz. İş yerinde, oldukça profesyoneliz, eğer evli olduğumuzu bilmesen bizi iş arkadaşı sanabilirsin. Bunu da iş yerinde tarafsız ve adaletli bir ortam yaratmak için yapıyoruz. İşimizi eve taşıdığımız oluyor, ama bu kişisel hayatımızı etkilemiyor, çünkü ikimiz de işimiz için tutkuluyuz ve yaptığımız şeyi seviyoruz. Sıradan bir günde uyanırız ve birlikte kahvaltı yaparız, işe gideriz (şahsi ofislerimize), varsa toplantılarımıza katılırız, eve döner, aile ve arkadaşlarımızla bizim evde akşam yemeği yeriz.

Les Benjamins için sırada ne var?
Çok fazla şey söyleyemem ama ileride markanın kadın ayakkabısı alanına girdiğini ve yeni çanta ve cüzdan tasarımlarıyla denemeler yaptığını görebilirsin.
 

Bitd & Pieces

İlhamın?
Şu anda, benim ilhamım biricik Lauryn Hill.

Bir Kitap?
Sonsuza dek favorim, Paulo Coelho’nun Alchemist’i.

Gardırobunun vazgeçilmez bir parçası?
Her duruma uyan ve birden fazla şekilde kullanabileceğim basit parçaları çok seviyorum. Sanırım blazer ceket vazgeçilmez parçam.

Sadece bir çift ayakkabın olsaydı …
Jordan 1 Retro Top 3 ayakkabılarım. Nokta.

Telefonunun kilit ekranı nedir?
İki bebeğimin resmi, Jon ve Ted. Yemin ediyorum, onlar dünyanın en tatlı kanişleri!

En çok kullandığın kelime nedir?
Hayal et! Arapça ya da İngilizce konuşuyor olsam bile cümlelerime hep o kelimeyle başlıyorum.

Fotoğraf: Mert Terliksiz

Styling: Burak Sanuk