Herkese modanın başkentinden “Merhaba!” desek, iddialı bir giriş yapmış sayılmayız. Dünya modasına yön veren markaların nefes kesen şovları ile dolu bir haftayı geride bırakıp, Milano’dan Paris’e doğru süzülürken günümüz modasından çarpıcı anları birlikte hatırlamak istedik.

Prada şovu sizi bir Piazza’nın balkonundan kadınsı dokunuşları erkek terzilik gücü ile buluşturan görsel bir şölene davet ediyordu. Miuccia Prada’nın aynı anda güçlü ve feminen olabilmenin kodlarını sunduğu bu muazzam şovun ardından zihninizde tek bir soru ile baş başa kalıyorsunuz; “Kış sezonu için daha ne kadar beklemeliyim?”.

Söz konusu Gucci olduğunda sınırlar ortadan kalkıyor! Alessandro Michele, sahne şovunun 360 derece deneyimlenebildiği yeni gösterisi ile çitayı ulaşılmaz bir noktaya götürürken, bir defilenin kıyafetten çok daha fazlası olduğunun da altını çiziyor. Bu çok yönlü şovun stil kodlarında ise çocukluğun özgün ruhu saklı! O zamanlar nasıl da eşsiz ve eğlenceli göründüğünüzü, özgüveninizin nasıl yüksek olduğunu hatırlayın ve şimdi, kendinizi yeniden o anlara bırakın! İşte şimdi, Gucci ile kışa giriş yaptınız.

Fendi‘nin soft ama güçlü silüetleri, içinizdeki modern hanımefendiyi ortaya çıkarmak üzere hazır!  Naif pembe bir silüete bürünen salondaki her detay, Fendi’nin kadın gücünü, özgünlüğü ve kurtuluşu ifade etmesinin bir realizasyonuydu. Diğerlerinden ziyade kendini tatmin etmek üzere giyinen kadınlar, erkek gözüne değil kendi ruhlarına hitap etmek üzere en güçlü silüetlerini ortaya koyuyordu ve modanın getirdiği çifte standarta karşı duruyordu.

Max Mara dünyasında kış, kabanlarla özdeşleşiyor ve markanın kreatif direktörü Ian Griffiths yeni sezonu düşlerken zihninde sadece; “çok fazla formda ceket geliştirmek” olduğunu vurguluyor. Ve geride, dramatik hacimleri kuzey denizinden ilham alan doku geçişleri ile heybetli bir koleksiyon bırakıyor.

Hafif, zarif ve zevkli bir gardıropta bulabileceğiniz her şeyi bir arada düşünün, işte Jil Sandler şovu da bu kadar akışkandı. Örgü elbiseler, pufa kollu parkalar ve toprak tonları arasında süzülen pileler…. Kendinizi güçlü bir minimalizmin kucağına bırakıyorsunuz.

Marie Antoinette‘i Jeremy Scott’ın gözünden görmek, Milano Moda Haftası’nın en renkli anlarına işaret ediyordu. Tokyo’nun şeker renkleri ve eğelenceli dünyasını da arkasına alan şov, 18. yüzyıldan günümüze uzanan kıvrımları hibridize bir formda Moschino dilinde yeniden sunuyor!