2000’lerin başında dünyaya gözünü açmış olmak, teknolojinin kucağında büyümek yine de kendini tüm bu manipülasyonların uzağına taşıyabilmek. Miro, bize anı yakalamak mı anda kalmak mı sorusunu yeniden sorduruyor.

“Zaman gerçekten var mı? Yoksa insanların kendi sınırlarını belirginleştirmek için ortaya attığı bir kavram mı?” Miro, zamanın anları topladığımızda ortaya çıktığına inanıyor. Geçmişi de geleceği de anlamlı kılan hikayelerimiz.Yeni bir yüzyıl geçmiş kuşakla aramıza bizi daha özgür kılan bir bariyer koysa da Miro, zamanda yolculuğa “Hayır!” demiyor. 80’ler veya 90’lara doğru gitmeyi, teknolojinin kucağına gitmemiş olmayı tercih ediyor. Ama tekrar tekrar altını çiziyor, “Başka bir dünya yok, farkındayız ve hepimiz en iyi yaptığımız şeyi yapmak istiyoruz.”