Bir mevsim yaşam tarzı haline getirilebilir mi? O’nu yaşamak için doğanın döngüsüne saygıyla eşlik ederken; o’nu düşemek, bu bekleyişin sabırsız duygusunu alt edebilir mi? Yaz’ın günlük hayatımıza sirayet eden hissiyatını ve alışkanlıklarını terk etmek yerine onu dört mevsim özümsemek mümkün mü?

Serkay yazı yaşarken komplike durumlarda kaybolmuyor, sadeliğiyle buna ihtiyaç duymuyor. Yazı “yalın ayak yürümek” olarak tanımlıyor. Bu basit eylem onunla anlam kazanıyor, mutluluk veriyor. Alnını yalayıp saçlarını karıştırarak yelkenine can veren rüzgara kavuşmanın sevinciyle yaşıyor yazı. Nereye göçerse göçsün onu takip ediyor bu buluşma hikayesi, çünkü yaz onun gittiği yerde, yaşam biçiminde.

“Benim için yaz, yalın ayak yürümek, rüzgarla tekrar buluşmak demek.”