Desenler ve moda konu başlıkları radarınızda ise Lar ile çoktan tanışmış olmalısınız! Alara Kilimci’nin renkli kişiliği ve tasarım yetisinin kesişimindeki Lar, modaya hikaye anlatıcılığını taşıyor. New York – İstanbul – Londra üçgeninden beslenen Alara, görsel sanatlar ve müziğe olan ilgisini zaman içerisinde zihnin içerisindeki büyük puzzle’lara dönüştürüyor ve doğru parçaların birbirini bulduğu noktada ise desenlerinin hikayesi başlıyor.

Alara kişisel üretiminin moda üzerine olmasını “raslantısal” olarak görse de bireysel moda tanımları üzerine aynı şeyi düşünmüyor; “Moda insanın hayata karşı görüşünü ilk görüşte tanımlamanızda büyük bir gücü var. Mesela eğer modaya karşı reaksiyoner bir tavrı varsa kişinin, bu bile kıyafetlerinden belli oluyor.”

Fotoğraf : Selin Ünsel

Desenlerle anlattığı hikayelerin çıkış noktasında animasyonlar var; “Apayrı bir dünya keşfettim abstre desenlerin bir ritim içinde de kendi hallerinde bir hissi betimlemesi hoşuma gitti. Sanatla tasarım arasındaki o ince çizgiyi aşan Sonia Delanuay, bu konuda en büyük ilhamlarımdan biriydi.” 

Fotoğraf : Selin Ünsel

Grafik, eğlenceli-komik, cool ve retro olarak tanımlayabileceğimiz kişisel stilini; zamansız, kullanışlı ve sade workwear parçalarla komik eğlenceli parçaları kombinleyerek yansıtan Alara için kilit nokta özgür ve rahat hissedebilmek. “Günlük hayatta Oskar Schlemmer kostümleri gibi gezmek istemiyorum ama dikkat çeken bir parçayı takmak hoşuma gidiyor. Her şeyden çok sıkıldığım günlerde ise androjen ve beatnik bir stile geri dönüyorum. ” 

Fotoğraf : Selin Ünsel

Bir desen markası yaratmak hem oldukça güncel hem de oldukça iddialı! Lar’ın stratejisini sorduğumuz da Arala oldukça net; “Aslında tam olarak bir stratejisi yok, keşke olsa ama o kadar sistematik ilerleyemiyorum maalesef, kararlarım içgüdüsel. Desenlerimin neyin üzerinde hissediyorsam öyle ilerliyor. Aslında tek ürünle ilerlemek istemiyorum, ama bir desen markası olarak Lar’ın dilini en iyi eşarplar anlatıyor gibi geldi, maksimalizmden minimalizme giden bir yol.”

Fotoğraf : Selin Ünsel

Tutkunuzu mesleğinize dönüştürdüğünüzde hiç bitmeyen bir yolculuğa adım atıyorsunuz. Bu noktada ise markaları imza dokunuşlar benzerlerinden sıyırıyor. Alara’ya Lar’ın imzasını soruyoruz; “Bouba and Kiki! Wolfgang Kohler’in 1920’lerde yaptığı kognitif testlerde bahsettiği iki farklı şekil gösterilir;“bouba” ve “kiki”. Bouba kıvrımlı organik bir şekildir, kiki ise sert ve asi bir “şok” efekti gibidir. Tok ve canlı renkler.”

Fotoğraf : Selin Ünsel

Lar’ın desenleri oldukça doğal bir seleksiyonda kendisini eşarplar üzerinde buluyor ama markanın ruhunu anlayan markalarla iş birliğine yatkın bir yapısı ve desenlerini farklı tasarımlara taşıyabilecek kadar cesur bir dinamiği var. Alara’nın emin adımları ile her geçen gün biraz daha kendini bulan Lar’ı gelecek hayalleri ile baş başa bırakıyoruz; “Daha ilerde üç boyutlu objeler yapmak isterdim; bir oyun ve kendi sandalyem.” Lar ile randevunuz için linki takip edin!