Başını kaldırdığında gökte, uçsuz bucaksız ve kafanı daldırdığında tüm vücudunu saran, serin: Mavi! Sonsuz tonuyla cömert ama çabasız ve sakin, olduğu gibi, tıpkı yaz gibi… Böylesi bir buluşma için illa kaçmak mı gerekir bir yerlerden?

Belen kaçıp gelmiş gibi değil de sanki hep o kıyıda, onun bir parçasıymış gibi. Doğayla öylesine bütün, suyla öylesine doğallıkla kucaklaşan… İncecik kum taneleri çıplak ayaklarını gıdıklarken o, topladığı deniz kabuklarına dalgaların sesini kaydediyor. “Eforsuz bir mutluluk hali” olarak tanımladığı yaz, Belen’le yeni bir ritim kazanıyor, ruhunu şekillendiriyor. Kendi hikayesini yazıyor Belen bir kaşif edasıyla, gün doğumundan gün batışına kadar içinde olduğu maviyle. Yaz hikayelerinde ona eşlik ediyoruz, mutlu bir kabullenmişlikle, kendi hikayelerimizi yazmak üzere.

“Benim için yaz, eforsuz bir mutluluk hali. Gün doğumundan batışına kadar mavinin içinde olmak.”

Belen Alkan