Bu sefer oldukça samimi bir içerikle karşınızdayım… Editörlerimizden Kemal, yeni bir yolculuğa çıktı… Özgün stilini ortaya koyduğu markasını ve ilk koleksiyonunu sizinle tanıştırmak için sabırsızız! Kemal’le tanışıklığımız üniversite eğitiminin son dönemlerine denk geliyor. Mimar Sinan’da İç Mimarlık okuduğu günlerde bile moda tasarımına ve lükse olan ilgisi kendisini her çalışmasında belli ediyordu. Kendi ile yeniden tanışmak üzere New York’a taşınması, özgün ruhunu bir markaya dönüştürmesi ama en önemlisi bunları yapabilecek gücü kendisinde bulması… Bugün, kendisini taşıdığı nokta beni hiç şaşırtmadı.Okumaya devam edin, görsellerin şaşırtıcı gücünden sıyırılacaksınız.

Takı tasarımına başlarken, içindeki itici güç neydi?

Kemal Yılmaz: Kariyerime endüstriyel tasarımcı olarak başladım fakat tasarımda “fiziksel işlevsellik” benim uzak durduğum bir kural. Takı tasarımı bu tarz kuralları gözetmeksizin, daha görsel işlevsellik yollu ile ürün tasarımını deneyimleyebilğim bir alan.

Gözünü nasıl eğitiyorsun?

Kemal Yılmaz: Beni besleyen şeyler genelde birbirinden bağlantısız fakat bu bağlantısızlık daha hybrid fikirler çıkarmamı sağlıyor. Öte yandan, gözümü ve beni rahatsız eden her şey, beni eğitiyor da diyebilirim. Tabii ki, sonuç olarak ortaya çıkardığım iş bu rahatsız ediciliğe karşı manipulatif ve aktivist bir cevap oluyor.

Kawah’ın arkasındaki hikaye?

Kemal Yılmaz: Kawah’ın hikayesinin merkezinde erkekler var. Tarih öncesi kadınlar tarafından nesli tüketilmiş bir tür – Bu fosilleşmiş erkek kaburga formlarını ise günümüze kalmış mücevherler olarak görüyoruz. Bu, bir anlamda yetişmiş olduğum toplumdaki dogmatik ve ataerkil inanç sistemine bir cevap aslında.

Multidisipliner olmanın günümüzde çokça kullanıldığı ve anlamından şaştığını düşünüyor musun?

Kemal Yılmaz: Multidisipliner olmaya çalışmak veya birinin multidisipliner olmasını beklemek bana göre kapitalist corporate sistemin getirisi bu konuda tamamen anlamından şaştığını ve insan yaratıcılığını kişiliksizleştirdiğini düşünüyorum – özellikle tasarım alanında. Multidisipliner vizyona sahip olmak ise bir deneyimleme süreci ve creative anlamda bence normal fakat bu süreç tasarımcı veya sanatçının gelişimine hizmet etmeli.

Bireysel olarak önüne konulan coğrafi sınırları kaldırmak adına nasıl bir süreç izlemen gerekti?

Kemal Yılmaz: Çoğrafi sınırdan öte ilk once kendi ülkem içerisindeki sınırları aşmam gerekti. Türkiye’deki eğitimim sonrası yurtdışında yüksek lisans yapabilmek için her yolu denedim fakat mezuniyet derecesi ve ardından tasarım yarışmaları yoluyla kazandığım yurtdışı bursları, sebep gösterilmeksizin Türkiye devleti tarafından iki defa iptal edildi.

Sanırım bu noktada yinede Türkiye’den ayrılma kararı almak hayatımdaki en büyük adımdı – 2016 senesinin panik ve politik gerginliğin içerisinde bir anda karar verip, tamamen kendi imkanlarımla New York’a taşındım. Bu yeni başlangıç beni önceki benliğimi geride bırakıp asıl yapmak istediğim işlere ve asıl olmak istediğim kişiye yönlendirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nden özel yetenek vizesi ile çalışma ve yaşama hakkı kazandım – asla kolay olmadı ama şu anda iyiki yapmışım diyorum.

Senin için sırada ne var?

Kemal Yılmaz: KEMAL YjLMAZ’ı kesinlikle daha ileri taşımak istiyorum. Bir sonraki koleksiyon daha kapsamlı bir aksesuar ve giyim koleksiyonu olacak.

Photography by / Fotoğraf BURCU KARADEMİR & COLE WITTER