Nasıl tanıştınız?

Yasemin: Ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştık ama ufak bir sektörde çalışıyoruz zaten ve benzer işler yapıyoruz. Eninde sonunda yine tanışırdık herhalde.

Serhat: Tanışmamızdan ziyade tanıştıktan sonra bu kadar kolay anlaşmamız daha ilgi çekiciydi. Benzer iş geçmişlerine sahip olmamız, belki bu tecrübeyle moda sektörünü daha başka ele alıyor olmamız bizi birbirimize daha yakın kılmış olabilir.

Kendi showroom’unuzu açma kararı aldığınızda kim daha cesurdu?

Yasemin: Serhat (gülüyor). Ben kurumsal şirket deneyimlerim yüzünden genelde daha endişeli ve temkinliyimdir, sağlam adım atmayı severim. Zaten “Her işi çok iyi bilirim”ci hiç değilim; ama Rack’ten önce de 3 yıllık showroom deneyimim vardı. Uzun zamandır stil danışmanlığı yapıyor olmak da elimizi iyice güçlendirecekti. O yüzden de çok uzun zamandır kafamızda olan yeni konsepte güveniyordum.

Serhat: Evet, Rack’in Polyanna’sı benim (gülüyor). “Yürü Yasemin, yaparız Yasemin!” nidalarını en çok ben atarım her girişimimizde.

Showroom sistemiyle çalışmak markalar için hala yeni bir kavram mı?

Serhat: Ben eskiden benzer bir showroom’da çalışıyordum. Ve aslında bu denli niş bir işten markaların bu kadar büyük fayda gördüğünü fark edip şaşırırdım. Markalar bunu bir anlasalar, herhangi bir showroom’dan çıkmazlar. Neticede herkesin herkesi takip ettiği, kimin ne giydiğinin en büyük merak konusu olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ürünleri doğru insanlara giydirmekse showroom’ların işi.

Temsil edeceğiniz markaları nasıl seçiyorsunuz?

Yasemin: Aslında karşılıklı birbirimizi seçiyoruz. Aynı masada oturup ortak bir dilde buluşabiliyorsak çalışıyoruz. Bazen de olmuyor. Kesin kuralları olmayan bir sektörde mümkün olduğunca disiplinli bir iş yapmaya çalışıyoruz. Bu disipline sahip olan marka veya tasarımcılarla da daha verimli çalışıyoruz.

İkili olarak çalışmak Yasemin’i/Serhat’ı nasıl değiştirdi?

Yasemin: Ben daha az risk hesaplayan biri olmaya çalışıyorum (gülüyor). Oldum mu Serhat? Aslında bunun çok faydasını gördüm ama bazen beni yavaşlatabiliyor da. Bugüne kadar stil danışmanlığı yaparken tek başımaydım ve tüm riski ben alıyordum, ne kadarını alacağıma da hep kendim karar verdim. Şimdi tüm yükü paylaşıyoruz, büyük avantaj.

Serhat: Bence risk konusunda aşama kaydettin Yasemin (gülüyor). Ben daha önce de ikili ortaklık içinde, iki ayrı şirket kurmuştum. Dolayısıyla az çok idmanlı sayılırdım.