Daido Moriyama’nın ve Fernell Franco’nun, modernleşmeyi, tarihi, çağdaş sanat ortamının gelişimini, toplumda görülen yozlaşma, şiddet ve cinselliği şehir hayatının bir parçası olarak sunduğu fotoğraflar, Fondation Cartier’de sanatseverlerle buluşuyor. Fernell Franco’nun, Alexis Fabryand ve María Wills Londoño küratörlüğünde hazırlanan ‘Cali Claire – Obscur’ sergisi, Latin Amerika tarihini, Kolombiya’nın Cali kentinden dünyaya duyuran sanatçının dünya çapında en kapsamlı retrospektif sergisi. Japon fotoğraf sanatçısı Daido Moriyama ise Hervé Chandèsand ve Alexis Fabry küratörlüğünde gerçekleşen ‘Daido Tokyo’ adlı sergisinde ‘renkli fotoğraf’ serilerine devam ediyor ve Japonya’nın popüler kültürüne göndermeler yapıyor. Fondation Cartier, Japonya ve Latin Amerika’yı kültürel tarih, toplumsal şehir belleği ve dokümantasyon gibi öğeleri kullanan iki sanatçı üzerinden birbirine bağlıyor.

Fernell Franco

Bir yanda, 1942-2006 yılları arasında yaşamış olan Fernell Franco’nun suç, fuhuş ve uyuşturucu tacirleri ile dolu dünyasından ince bir geçişle, Kolombiya’nın en çok göç almış Cali kentinde gün yüzüne çıkan sanatsal ortamı belgeleyen eserler, bir yanda da Tokyo’nun renkli gecelerini, kültürel gelişimini, sokak kültürünü ortaya çıkartan fotoğraflar, ziyaretçiye dünyanın farklı şehirlerinde yaşanan benzer olayları anlatıyor.

Franco’nun en kapsamlı sergilerinden birisi olan Cali Claire Obscur’de 140 fotoğraf ve sanatçının 1970-1996 arasında ürettiği 10 seri bulunuyor. Sanatçı, bu fotoğraflarda Cali’deki hayatı, önce bir foto muhabiri gözünden sergiliyor. Sonra, kentsel dönüşüm ve bu sürecin beraberinde getirdiği marjinal toplumlar, gündelik hayatın içinde sıradan gibi görünen ama sadece Kolombiya’ya özgü şiddet sahnelerinin sergilendiği serilere dönüyor. Franco, bu şekilde Güney Amerika’nın sosyal hayatını fotoğraflarıyla belgeselleştiriyor. Diğer yandan, sinematik dokunuşlar, siyah ve beyaz renkleri ışık ile kullanması ise sanatçının kendi görsel dilini ortaya koyuyor. Franco’nun, bina yıkımlarını ele alan, Demoliciones, terk edilmiş kent alanlarını fotoğrafladığı Pacífico, parçalanmış alanları belgeselleştirdiği Amarrados, mimari ve kültürle birleştirdiği görselleri öne çıkarttığı Interiores, Billares, Color Popular adlı serilerini bu sergide görmek mümkün. Bunun dışında altı farklı seri Fondation Cartier’de ziyaretçiyle buluşuyor.

Daido Moriyama

Daido Moriyama ise, Japon toplumunun 2. Dünya Savaşı sırasında şahit olduğu dramatik değişimleri anlatırken, fotoğrafta yarattığı eşsiz görsel dili kullanıyor. Bu dönemlerde modernleşme ve geleneksellik arasında gidip gelen Japon toplumunu, sokaklar aracılığı ile anlatırken teatral veerotik bir yaklaşım sergiliyor. Sanatçı, Tokyo sokaklarında gezerken kamerasını adeta vücudunun bir parçası gibi kullanıyor ve fotoğraflarında kentsel alanda hayatı paylaşan insanları öne çıkartıyor. Fotoğrafçılığının ilk yıllarında siyah beyaz çalışan, 1970 yılında ise renkli fotoğraflarla deneysel bir yolculuğa başlayan Moriyama için renkli fotoğraf çalışmalarının büyük önemi var. Dijital imajlar halinde sunduğu bu fotoğraflar sanatçının fotoğraf disiplinin dışında kalıyor. Böylece, farklı ve ikincil bir görsel dil yaratmasına yardımcı oluyor. Foundation Cartier’deki Daido Tokyo sergisinde ise Moriyama’nın az keşfedilmiş renkli fotoğraf serisi sunuluyor.

Daido Moriyama

Fondation Cartier, 5 Haziran’a kadar Japonya ve Latin Amerika’dan tüm dünyayı etkisi altına alan iki sanatçının sergilerine ev sahipliği yapacak.