Eğer ülkenizde taşlar yerine oturmamışsa, “yaratmak” dünyanın bazı coğrafyalarında olduğu kadar kolay olmuyor. Süreçler kolay olmadığında yaratıcılık da işe bakışınız da bambaşka bir hal alıyor. Ve işte o zaman, içerisinde bulunduğunuz bu süreç, sürprizlerle dolu bir yolculuğa dönüşebiliyor. George Keburia’nın moda dünyasındaki istikrarlı yükselişini, özgün stilini “trend”e dönüştürebilen duruşunu hayranlıkla takip ediyoruz. Tiflis’e uzanan bu meraklı yolculuğumuzda siz de bize katılın.

Seni modaya iten şey neydi?

Çocukluğumdan beri moda ve giyime karşı bir ilgim vardı. İlkokuldayken bile annemin moda dergilerini karıştırmayı ve defterlerimin arkasına çizimler yapmayı çok severdim. Bu dönemde Gürcistan’da moda pek ciddiye alınmıyordu. İlgime rağmen İşletme okumaya başladım, fakat sonrasında üniversiteyi bıraktım ve kariyerimi tasarımcı olarak devam ettirmeye karar verdim. 2010’da, ilk koleksiyonumu oluşturdum ve Tiflis’te bir yarışmada yeni tasarımcı ödülünü kazandım. Bu benim tasarımcılık kariyerimdeki ilk adımdı.

Post-Sovyet estetiğinin tasarım dilini nasıl etkilediğini düşünüyorsun?

Sovyet döneminin ülkemin tarihinde ve çocukluğumda kasvetli ve çalkantılı bir yeri var. Yani bu dönemden daha çok kaçmaya ve ona odaklanmamaya gayret ediyorum.

George-Keburia

 Eğer seçme imkanın olsaydı, modanın hangi döneminde tasarımcı olmak isterdin?

Eğer seçme imkanım olsaydı bile, yine de bu dönemde çalışmayı isterdim. Ama en çok 80’ler modasına hayran olduğumu söyleyebilirim.

Güneş gözlüklerin son iki yılda bir “it” haline geldi. Bu ilgiyi nasıl biçimlendiriyorsun?

Cat eye güneş gözlükleri  “hit”ti ve bizim gözlüklerimiz de dünya çapında popüler hale geldi. Sanırım, klasik cat eye silüeti ve fütüristik Matrix unsurları kazanan formül oldu.

George-Keburia

Asla giymem dediğin trend nedir?

Eskitilmiş yırtık kotlar.

 “Zamansız” tanımın?

Benim için bu soruyu yanıtlamak biraz zor. Sanırım cevaplayabilmek için çok gencim.

Tiflis’teki genç tasarımcılar hakkında ne söylemek isterdin?

Gürcistan’ın hala çok geleneksel ve çoğunlukla da muhafazakar bir tavrı var. Sovyetler Birliği’nin bir üyesi olarak, Gürcü’ler uzun bir süre bilgi eksikliğini ve özgürlük kısıtlamalarını yaşadılar. Bireyselliği, hoşgörüyü ve özgürlüpü içselleştirmek zaman alıyor. Genç tasarımcılar bunu değiştirmeye çalışıyor. Gürcü tasarımcılar özgürleşmek, daha pozitif bir gündem ve daha açık fikirli olmak için kuralları ve geleneksel normları yıkma sürecindeler.

Tiflis’te bir markayı yönetmek ne kadar zor?

Moda Gürcistan’da yeni bir endüstri, yani altyapı ve yakın endüstriler konusunda dünya çapında yarışabilmek için hala yapılacak çok şey var. Örneğin; Gürcistan’da geniş bir hammadde ağı olmadığı için malzemelerimi sağlamak adına sürekli seyahat ediyoruz. Kıyafetler için yüksek kalitede aksesuarlar ve diğer detay ihtiyaçları karşılayacak bir fabrika yok.

 “Yakın Doğu” terimi…

Gürcistan geleceğin seyahat noktalarından biri olarak ün kazanıyor, fakat hala modern kültür açısından keşfedilmemiş bir değer. Umarım Gürcistan’daki modern sanat, tasarım ve övgüyü hak eden kültür dünyanın dikkatini çekmeye devam eder ve ülkemin uluslararası alanda kendini kanıtlamasına yardımcı olur.

Gürcü stilini nasıl tanımlarsın?

Gürcülerin oldukça güzel ve enteresan bir stil anlayışı olduğunu düşünüyorum.

Modadaki hızlı tempoyu korumak için uyguladığın özel bir yöntem var mı?

Tabii ki, modadaki bu çılgın tempoya ayak uydurmak çok zor ve aynı zamanda tasarımcılar için ilgi çekici değil. Modanın hızlı temposu karşısında çok fazla stres olmamaya çalışıyorum.

Dijital dönemde kreatif olmayı nasıl yorumluyorsun?

Dijital dönemde kreatif olmak daha zorlayıcı, bu benim için daha ilgi çekici ve heyecan verici demek oluyor.

Duyduğun en iyi tavsiye?

Pratik yapmaya devam et ve asla pes etme.

Moda dünyasına yeni giriş yapanlara ne önerirdin?

Israrcı olmak, çok çalışmak ve kendini sınırlandırmamak olabildiğince deneyimlemek başarının anahtarları.

George-Keburia

Senin için dengenin tanımı nedir?

Fiziksel ve duygusal güven.

Sıradan bir günün nasıl geçiyor?

Erken kalkıyorum ve güne kahve-sigara ikilisiyle başlıyorum. Günümün çoğunu atölyemde geçiriyorum. Çalışma arkadaşlarımla iletişim kurmayı ve üretim tarafındaki çalışanlarla yakın ilişkiler kurmayı seviyorum. Akşamlarımı arkadaşlarımla ya da evde dinlenerek geçiriyorum.

Senin için bir sonraki şey ne?

Yeni koleksiyon Sonbahar/Kış 2019. Daha geniş bir skalada, stoklarımızı artırmayı ve farklı bölgelere açılmayı hedefliyoruz.

 George-Keburia