Giuseppe Palmisano’nun seçkin Instagram hesabı “@iosonopipo”yu muhtemelen görmüşsünüzdür. İtalyan sanatçı fotoğraf çekmekle kalmıyor, kullandığı mizansenleri de kendisi kurguluyor. Bedeni bir nesne olarak kullanan sanatçı, aynı zamanda oyunculuk geçmişinden gelen oldukça teatral bir dil de tasarlıyor.

Sizce hangi disiplin sizi daha çok yansıtıyor?

Bence tiyatro ve dans ama belki bir gün sinema da olur.

“Abat-jour” serisinin ardındaki ilham nedir?

Bilemiyorum. Rodney Smith’in işlerini görmem olabilir. Ama farkında olmadan ilk abar-jour’u çektiğimde yıl 2012’ydi. Model arkadaşım Mari ve dairesindeki mobilyalarla tasarladığım bir doğaçlamaydı.

Fotoğraflarınıza bakınca sizin işleriniz olduğunu söyleyebiliyoruz. Bu eşsiz dili nasıl oluşturdunuz?

Bunun sebebi fotoğrafçılıktan ziyade oyunculuktan gelmem olabilir. Tek yaptığım kendimi ifade etmek için kullandığım platformu değiştirmekti.

Fotoğrafik tiyatro yaptığınız işi tanımlamada kullanılan bir terim. Siz stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Çekim yaptığınızı, makineyle çalıştığınızı ya da bir modelle aynı odada olma sebebinizi unuttuğunuzda, deklanşöre basıp çocuk gibi keyiflendiğinizde fotografik tiyatro yapmış oluyorsunuz.

Erkek modellerle çalışmayı düşündünüz mü hiç?

Evet, birkaç defa düşündüm ve sanırım bir gün çalışacağım. Bunu denemek istiyorum. Belki “iosonopipo” altında yapmam. Tek endişem kadınsı hatlara sahip erkek modellerle çalışmayı tercih etmem. Kadınlarla çekim yaptığımda olduğum kadar özgür olamam çünkü beden ayrımcılığı yapmıyorum.