Gürcistan, Rusya ve Ukrayna gibi Sovyet Bloku ülkeleri son zamanlarda yerel markalarıyla moda dünyasını domine ediyor. Bunlardan biri de Bella Hadid’den Gigi Hadid’e, Lady Gaga’dan Ellie Goulding’e pek çok ünlü ismin tercih ettiği Ksenia Schnaider.

2011 yılında kurulan Kiev merkezli marka, özellikle demi-denimleriyle öne çıkıyor. Her tasarımıyla çokça konuşulan markanın kurucusu ve “tasarım beyni” Ksenia Schnaider’ a merak ettiklerimizi sorduk.

Kendi moda markanı kurma motivasyonunu nasıl edindin?

Ksenia Schnaider: Sana neler ilham verdi? Başladığımda motivasyonumun ne olduğunu söylemek oldukça güç. Tek bildiğim bunu yapmam gerektiğini hissettiğim. Uzun süre önce başladım bu işe. Markanın stilini, iş modelini ve kimliğini adım adım oluşturdum. Ve bu süreçten büyük keyif aldım. Kıyafet yapmayı kıyafetin kendisinden daha çok seviyorum. Arkadaşlarım alışveriş yaparken giysi denemekten nefret ettiğimi bilir ama bir koleksiyon üzerinde çalışırken provaları hep kendi üzerimde alıyorum ve bundan hiç sıkılmıyorum. En uygun kot bedenini nasıl yakalayacağımı ve en zarif elbiseyi nasıl rahat yapacağımı biliyorum. Günlük prova rutinim sayesinde fazlasıyla içgörü sahibiyim. Stüdyomdan ilham alıyorum. Tabii ki müze geziyorum, sık sık seyahat ediyorum, cool insanlarla tanışıyorum ve bunlar da bana ilham veriyor. Ancak yalnızca stüdyomda çalışıp bir şeyler üretebiliyorum.

Ksenia Schnaider
İki kişilik bir ekip olarak yaratıcı sürecinizden bahseder misin? Her adımı birbirinize soruyor musunuz yoksa farklı rolleriniz mi var?

Ksenia Schnaider: Ksenia Schnaider markasını kurduğumuz sırada Anton kendi tasarım stüdyosu SILA için çalışıyordu. Birçok marka tasarımı ve grafik tasarım yaptı. Daha sonra Yandex’de kreatif direktör olarak çalışmaya başladı. Ama bana hep destek oldu. Tasarım danışmanım ve stratejik kararlarda sağ kolumdu ama tüm günlük işleri tek başıma yapıyordum. Dürüst olmak gerekirse tasarım kısmı vaktimin yalnızca yüzde 10’unu alıyordu. Güçlü bir ekip kurmak, muhasebeyle uğraşmak, halkla ilişkileri ve çekimleri yönetmekle meşguldüm; hepsini kendim yapıyordum. Sonra fark ettim ki zamanımın çoğunluğunu sürecin yaratıcı kısmına ayırmak istiyordum. Ekibimiz büyüyordu ve nihayet Anton’u işini bırakıp resmi olarak Ksenia Schnaider’da çalışmaya ikna ettim. Çevrimiçi mağazamızı açtı, markamızı yeniledi ve şimdi de markanın felsefesi üzerine çalışıyor.

En bilindik parçanız haline gelen demi-denim’lerin hikayesini anlatır mısın?

Ksenia Schnaider: Bit pazarlarından aldıkları farklı vintage banana-pants’leri giyen arkadaşlarıma baktım ve yavaş yavaş zihnimde bir fikir canlanmaya başladı. Bit pazarına gidip birkaç kot pantolon alıp onları parçaladım. Birkaç deneme yaptım ve kot pantolonları bermuda ve banana-pants’le hatta eteklerle karıştırdım. Demi-denim’ler ilk kez 2016 Sonbahar-Kış koleksiyonumuzda çıktı ve hemen en klasik parçamız haline geldi. Kiev’den ve çevresindeki yerlerden vintage kot pantolonlar alıp onları iyice yıkıyoruz. Hepsini yapıbozuma uğratıp demi-denim’lere dönüştürüyoruz. Sonrasında tekrar yıkıyoruz. Bir demi-denim için üç vintage kot pantolona ihtiyacımız oluyor.

Ksenia Schnaider
Yeni ürünlerinizde bazı giysi parçalarını yeniden kullanmanın yanı sıra yama desenini de çok seviyorsunuz. Bu tercihin ardında yatan sebep ne; sürdürülebilirlik mi yoksa estetik bir seçim mi?

Ksenia Schnaider: Her ikisi de. Benim için asıl mesele insanların satın alıp giymek isteyeceği havalı ve şık kıyafetler yapmak. Bu kıyafetler aynı zamanda vintage giysiler kullanılarak yapılmış olmalı. Ve en kaliteli işçiliğe sahip olmalı. İnsanlar bu kıyafetlerin ileri dönüşümle yapıldığını anlamıyor bile, tamamen yeni bir giysi olarak görüyorlar. İnsanların sorumluluk bilinciyle tüketmesinin en doğru yolunun bu olduğunu düşünüyorum.

Rus modası gibi Ukrayna modası da tüm dünyada çokça ilgi görüyor. Ülkedeki güncel moda sahnesine görüşlerin neler?

Ksenia Schnaider: Yeni nesil tasarımcılar Ukrayna’da yapılmış giysileri dünyanın dört bir yanında satıyor. Bence bu yerel üretimin hala ilgi çektiğinin en iyi kanıtı. Vita Kin, Pascal, Anna October, Sasha Kanive Bevza gibi, arkadaşlarımın işlerinin geliştiğini görmek ilginç bir his.


New Jersey’li yönetmen Jordan Blady, Nowness için “Grisha’s Guide to Kiev” adında, bizim de bayıldığımız bir video çekti. Videodaki çift markanızın giysilerini giyiyor. Bu iş birliği nasıl oluştu? Video hakkındaki fikirlerin neler?

Ksenia Schnaider: Jordan marka için bir moda videosu çekme fikrini bana e-postayla söyledi. Ben de sıradan bir moda videosu istemediğimi söyledim ona ve hafif komedi türünde bir şeyler yapmayı önerdim. Kiev’e geldi ve senaryo üzerinde uzun süre konuştuk. Filmin fikri Anton’dan çıktı. “Courier” adında bir Sovyet filminden ilham almıştı ve bu ironik havayı kendi filmimizde yakalamayı önerdi. Anton bu film için Jordan’la yakın temasta çalıştı. Seçmeleri yönetti, mekan seçimlerine yardım etti. Ben de gardıroptan sorumluydum. Birçok prova denedik, Grisha ve kızlar için 2018 İlkbahar-Yaz ve 2018 Sonbahar-Kış koleksiyonlarımızdan parçalar seçtik.

“Kiev gençliğini” nasıl tasvir edersin?

Ksenia Schnaider: Kiev gençliği daima dans eder. Asla vazgeçmez ve imkansızın mümkün olduğuna inanır.

Kot kürk üzerinde çalıştığınızı duyduk. Başka neler göreceğiz?

Ksenia Schnaider: İSKO adlı bir Türk fabrikasıyla birlikte çalışıp banana-pants, kot pantolon, demi-denim ve kot kürk için birçok ilginç kot kumaş kullanıyoruz. Kottan korse, büstiyer ve zarif gece elbiseleri de yapacağız. Gelişmeleri takip etmek için Instagram hesabımızı takip edebilirsiniz, stüdyo hayatımızı hikayelerle sık sık paylaşıyorum!

Fotoğraf / Photography by C ALEXANDRA SERAFIMOVICH