The Pill, 24 Ocak’tan itibaren Raphaël Barontini’nin tarihsel ve fütüristik olanı birleştiren Türkiye’deki ilk kişisel sergisi vesilesiyle sanatseverleri spiritüel bir odiseye davet ediyor. Bu sergide galeri alanı, geniş ölçekli mekana özgü bir tekstil yerleştirmesiyle yeni bir kimliğe bürünürken, sanatçının bu sergi için ürettiği resimler serginin diğer yapı taşlarını oluşturuyor.

Barontini’nin geniş ölçekli tekstil kolajlari, izleyiciye tarih temalı resim geleneği içerisindeki resimli duvar dokumaları ve daha birçok üslup örneklerini anımsatırken, tüm dünyanın seslerinin ve imgelerinin yankılandığı fantezilerde vücut bulmuş bir duvar resmini temsil ediyor. Bu elementler tarihsel süreç içerisinde üç farklı isimle anılmış, bin yıllarla ifade edilen katmanlar ve kültür referanslarına haiz İstanbul’a işaret ediyor. Şehrin zengin ve yoğun tarihi ile dünyaları ve insanları birbirine bağlayan konumu, sanatçının bu yeni işleri üretirken hareket enerjisini sağladığı kaynağı oluşturuyor.

Raphaël Barontini’nin var ettiği hibrit portreler bütünü, melez imajlar ve referanslar sunarken, var olup olmadığını veya nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerlerden gerçekliğin tam ortasına sökün ediyor. Galeri mekanı ise adeta bu imgelerin kurulmakta olan bir geleceğe geçiş yaptığı bir boyut kapısına dönüşüyor.

Aktarım dillerinin ve tekniklerin kesişim noktasında, Raphaël Barontini’nin kişisel resim pratiği, klasik yaklaşımı barındırmasının yanı sıra yeni teknolojileri ve çeşitli güncel baskı tekniklerini de ihtiva ediyor.

Ayrıca sanatçı bu sergi için mekanın bir ucundan diğer ucuna uzanan, bugüne dek ürettiği en monumental işini hazırlıyor. pratiği, klasik yaklaşımı barındırmasının yanı sıra yeni teknolojileri ve çeşitli güncel baskı Raphaël Barontini’nin kişisel resim tekniklerini de ihtiva ediyor. Sanatçının bu sergi için oluşturacağı sunum ve ortamda, New York’lu müzisyen ve rapçi Mike Ladd ile ürettikleri bir ses enstalasyonu da yer alıyor.