1950’li yıllar adeta kutlama zamanıydı! 2. Dünya Savaşı’nın kasvetli havası yerini yüksek enerjili günlere bırakırken, sosyal hayattaki değişim de gözle görülür nitelikteydi. Estetik algıdaki değişim hayatın her alanine yansıyor, moda dünyası da bu rüzgardan payına düşeni alıyordu. Vatanseverlik hisisinin baskın olduğu ruh hali görünümlere yansıyor; düzenli, geleneksel ve muhafazakar silüetler göz alıyordu. Dış görünüşün bir hayli önemli olduğu bu dönemde, günümüze kadar uzanan ‘preppy’ stil doğdu.

50’lerin başlarında doğan ‘preppy’ stil diğer adıyla kolej stili, genç ruhlara hitap ediyordu. Rahat ama bir o kadar da saygılı bir tavrı olan bu stil, dönemin ekonomik ve sosyal durumunun da temsilcisiydi. Bu görünümün en belirgin stil kodları arasında; button down gömlekler, chino pantolonlar, polo tişörtler, V yaka örgülü kazaklar ve loafer’lar yer alıyor. Bomber ceketler, çift düğmeli blazerlar ve fedora şapkalar ise bu görünümü destekleyici parçaları. Preppy stilin renk skalasında; lacivert, yeşil, kırmızı ve beyaz başı çekerken, ekose, çizgi ve pötikare desenler görünümlerdeki kolej tavrını güçlendiriyor… Kısa ve düzenli saç stili ise yine kolej stiline atıfta bulunuyor.

50’lerin sonlarına doğru moda dünyasını etkisini alan “Rock’n Roll” stili ise bu düzene baş kaldıran asi bir tavrın temsilcisiydi. Geniş omuzlu deri ceketler, daha rahat kesimli denim pantolonlar, dar tişörtler ve ducktail modeli uzun jöleli saçlar ise bu görünümün en belirgin stil kodlarındandı. Elvis Presley, James Dean, Marlon Brando ve ‘Grease’ filmindeki Danny Zuko karakteriyle John Travolta bu stilin öncülerindendi.

Sosyal açıdan büyük değişimlerin yaşandığı 50’li yıllarda, bu durumun stil kodlarına yansıması da aleni bir şekilde hissediliyordu. Günümüzde hala etkilerini gözlemlediğimiz ve moda tarihine birbirinden farklı iki stil ve tavır kazandıran bu dönem, moda açısından en verimli çağlardan biri olarak hafızalara kazındı!