“2010 yılında fotoğraf eğitimi almak için Prag’a gittim. Yaklaşık bir sene boyunca, hem bölgeyi, hem insanları, hem de ilk defa sahip olduğum profesyonel kameramla fotoğraf çekmeyi keşfetmek için neredeyse her gün trene binip, hiç bilmediğim mahallelerde indim. Prag’ın sokaklarında gezindim. Boks salonlarından, hastanelere kadar bir sürü mekana girdim. Böylece benim de ilk fotoğraf serim Slavia oluşmuş oldu.”

“Sadece fotoğrafta değil, gerçek hayatta da trans halindeki insanlar dikkatimi çekiyor. Yakalamak istediğim karelerde de buna dikkat ediyorum.”

 

 

“En son ailemi çekmek isterdim.”

 

“Janrasına göre her fotoğrafın kendi içsel değeri ve kendi farklı güzelliği olabilir . Tuhaflığı veya sıradanlığı olağanüstü anlarmış gibi gösterebilme illüzyonunu yaratmaya; yani tabiri caizse anın yalancılığını yapabilmeye özen gösteriyorum.”