Hazal Kaya’nın kendinden emin tavrı göz alıcı! Küçük yaşlarda başladığı çalışma hayatı mı? Hayatındaki güçlü kadınların öğretileri mi? Ya da varoluşsal bir yetenek mi bilmiyoruz ama onun her şeyi tüm gerçekliği ile ortaya koyma, dürüstlüğünden ödün vermeme ve kendi doğrularından vazgeçmeme gibi günümüzün filtreli yüzlerine zıt bir tavrı var. Ve işte bu durum muhteşem! Hazal’ın net duruşunun %10’una sahip olan insanlar bile görsel etrafımızda, dünya daha iyi bir yere dönüşmeye başlayacak…

Oyuncu olmaya ne zaman karar verdin?

Çok küçük yaşta başladım… Keman çalmayı yeni bırakmıştım, bir kaç yıl öncesinde de trafik kazası geçirdiğim için baleyi bırakmıştım, oyunculuk ile hepsini yapabileceğimi farkettiğim gün oyuncu olmaya karar verdim.

Günümüzde oyuncu olmayı istemekle ekranda olmayı istemek birbirine karışmış durumda. Bu durum senin mesleğe bakışını nasıl etkiliyor?

Bu benim mesleğe bakış açımı etkileyemez. Bu çağın insanının en büyük sınavı; görünür ve takip edilir olmayı var olmak zannetmek. Büyük bir çöküş yaşıyoruz dünyalılar olarak, buradan da muazzam bir akım çıkacağına inanıyorum…. Ama önce en dibe vurmamız gerekiyor. Ancak bir oyuncu olarak; dönemi, insanları gelişen ve değişen duyguları elimden geldiğince tespit etmeye çalışmak ve yargılamadan anlamaya özen göstermek benim işimin bir parçası. Ekranda olmak isteyeni de oyuncu olmak isteyeni de olağan karşılıyorum.

Oyuncu, içgüdüsel olarak hep dikkat çekmeyi isteyen midir?

Genel yargı bu yönde ama doğru değil. Ben yıllarca, dikkat çekmemek için kırmızı ruj sürmedim özel hayatımda. Başka bir karakter oynarken, oynadığım kişiyle dikkat çekmeye varımama Hazal olarak dikkat çekiyor olmakla barışmam zaman aldı. Hayran olduğum, ilham aldığım birçok oyuncunun da utangaçlıklarından masaların altına girdiklerini öğrendiğimde çok rahatlamıştım. Sonuçta insanın temel zaafı kabul görmek, onaylanmak ve sevilmek arzusu. Dışardan kurşun geçirmez göründüğümüzü biliyorum, ama değiliz. Dikkat çekmekten daha büyük dertleri olan çok fazla oyuncu tanıyorum. (Gülüyor)

Hazal Kaya

Hazal Kaya

Tanınıyor olmak dış dünyayla bağını ne ölçüde etkiliyor?

Zarar görmemek adına çok daha kontrollü, çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sosyal medya ve herkesin telefonundaki kameralar da hayatı zorlaştırıyor. Eskiden daha tedirgindim ama artık derim daha kalın. Artık ne istiyorsan nasıl istiyorsam öyle davranıyorum. Kimseden gizlim saklım yok zaten, neyse ne dediğim bir noktadayım açıkçası.

Her kadın gibi hayatın her evresi ile barışık olma hakkını elinizden almak isteyen bu algıya karşı duruşun oldukça etkileyici. Kendini nasıl motive ediyorsun?

Çok teşekkür ederim, böyle düşünmene çok sevindim. Bu noktada, birbirimize güç vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Amerika ve Avrupa’Da çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine yapılan bütün tartışmalar, süren davalar sırasında ve sonrasında şahane röportajlar veren hemcinslerimden çok etkilendim ve büyük güç aldım. Aslında birbirimizi tekrar tekrar söylememiz lazım. Hepimizden sadece bir tane var, parmak izi kadar farklı ve özeliz. Standart bir güzellik algısı; kadın dediğin şöyle olur böyle olurlar, kadınlığa atfedilmiş görevler, kurallar vesaire bizim kadar güçlü ve etkileyici yaratıklar için küçük ve basit şeyler. Bunlarla indirgenmek için fazla iyiyiz. Hatırlamak ve hatırlatmak lazım.

Güçlü kadınlarla büyümek üzerinde bir baskı yarattı mı?

Asla! Benim hayatımdaki kadınlar bana şahane birer yol gösterici oldular. Farkındalığı yüksek insanlar oldukları için kendi gücümü bulmamı, ondan emin olmamı sağladılar. Zihnimi özgür bırakmama destek oldular, hayal gücümü ve meraklarımı desteklediler. Çoğul konuşuyorum ama, annemi tarif ediyorum aslanda onu farkettim. (Gülüyor)

Endişelerinin ana başlığı?

Endişe duymaktan sıkıldım, ana başlığım endişesiz hayata giriş 101.

 Ekran kullanım alışkanlıklarımızdaki değişimin sektördeki etkisi üzerine neler söylemek istersin?

Değişim iyidir! Yeni alışkanlıklara göre değişmek ve gelişmek zorundayız. Buna sektörden biri olarak şahit olmak da eğlenceli bence. Doğru uyumlanmak, doğru tespitler yapmak lazım. Gelişmek lazım. Aslında her şey bize ısrarla bunu söylüyor; ‘gelişim’. Yeteneğe yatırım yapmak lazım. Yazarından, yönetmenine, yapımcısından senaryo geliştiricisine bütün alanlardan bahsediyorum.

Hazal Kaya

Hazal Kaya

Emma Stone, oyunculuğu bir terapi olarak tanımlıyor. ‘Oyunculuk terapidir, özellikle bir çocuk olarak, panik ataklarla mücadele ederken, böyle bir çıkışın olması güzeldi.’ Senin için oyunculuğun terapiye dönüştüğü zamanlar oldu mu?

İnsan kendi dilini iyi bilmeli. Kendini bilmiyorsan başka bir karakteri oynamanın, başka bir dili yorumlamanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu algıyla bu pratikte oynamaya başlayınca her karakter, bir terapiye dönüşüyor tabi.

Kimlik arayışı ile oyunculuk arasındaki ilişkiyi nasıl yorumluyorsun?

Çalışmayı en sevdiğim oyunculuk teknikleri kendini tanımak, anlamak, kabul etmek ve affetmek üzerine. Kimlik arayışındansa kendini keşfetmek demeyi tercih ederim.

Sana ‘işte bu!’ dedirten rolü nasıl tanımlarsın?

Tanımlayamam… Bir karakterin zevkle oynanabilir olması için illa katil, deli, psikopat, ya da engelli olması gerekmiyor. Farkediyorum da son zamanlarda etkilendiğim pek çok performans oldukça sıradan, hikayesini dinlemekten sıkılacağımı düşündüğüm karakterler. İyi yazılmış bir senaryonun derinlikli bir karakteri bana kesinlikle ‘işte bu!’ dedirtir.

Hazal Kaya

Hazal Kaya

Oyunculuğun hangi evreden geçiyor?

Daha farkında olduğum, daha az panikleyip daha çok zevk aldığım, hata yapmaktan gittikçe daha az korktuğum bir noktadayım şu an.

Oyuncu olmak isteyen birine ilk tavsiyen ne olurdu?

Bunu yapmak istediğinden eminsen, her şeye hazırlıklı ol! Çok çalış, çok izle, çok dinle, çok oku, korkma! Yalnızca işini en iyi şekilde yapmaya çalış.

Hazal Kaya

Creative Direction by Duygu Bengi
Fashion by Burak Sanuk
Photography by Zeynep Özkanca
Hair by Mustafa Akgül / Önder Tiryaki Studio
MUA by Burcu Taş / Önder Tiryaki Studio

 

Hair Assistant: Mehmet Gümüş / Önder Tiryaki Studio
MUA Assistant: Zeynep Dombaycıoğlu / Önder Tiryaki Studio

 

Thanks to Tuhafier