Gençliğin sokak çetelerine karıştığı, Porto Rikolu kızların bize romantizme dair unuttuklarımızı hatırlattığı… Mambo’nun, caz ve rock’n’roll’un hikayesine kulak verdiğimiz, efsaneleşen müzikal West Side Story, 1-18 Mart tarihleri arasında Zorlu PSM sahnesini ele geçiriyor. 60 yılı geride bırakan bu zamansız hikayeyinin, görsel bir şölene dönüşmesini, sahne tasarımını üstlenen Paul Gallis’ten dinliyoruz.

Batı Yakası Hikayesi’ni ilk izlediğinizde yaşadığınız duygusal tepkiyi hatırlıyor musunuz?

Paul Gallis’: Filmi ilk kez Batı Yakası Hikayesi’nin bir parçası olduğumda izledim. Başından sonuna kadar büyüleyiciydi. Hikaye bugüne kadar bende çok derin duygular uyandırdı.

Paul Gallis - West Side Story

60 senenin ardından seyircileri çeken en büyük güç ne?

Paul Gallis: Gösteri, kesinlikle zamansız. Dans, müzik, oyunculuk oldukça güçlü bu müzikalde. Diğer müzikallerden daha da güçlü olduğunu söyleyebilim..

Sahnenin en önemli parçaları ne?

Paul Gallis: Ellili yıllarda Amerika’da yaşanan havayı yakalamaya çalıştım ve hatları olabildiğince net tutarak alanlar yaratmak istedim. Orijinal sigara paketi veya Superman çizgi romanı gibi bazı küçük ayrıntılar, tasarımın genelinde belirli bir doğallık kazandırdı.

Turnedeyken karşınıza çıkan en büyük zorluk ne?

Paul Gallis: Her tiyatro sahnesi için sahnenin genişliğini ve derinliğini ve setin seyirciye göre konumlanışını göz önüne alarak gösteriyi adapte ediyoruz. Bunu yaparak sahnedeki sanatçıların her şehirde performansları için en iyi platforma sahip olmasını hedefliyoruz. Böylece seyirci için mükemmel bir şov deneyimi sunmayı garantilemiş oluyoruz.

Paul Gallis - West Side Story

Sahne tasarımı yapmak işbirliği gerektiren bir iş. Bunun bazen irade savaşına dönüştüğü oluyor mu?

Paul Gallis: Bazı yapımlar için evet. Ancak Batı Yakası Hikayesi için bunun tersi geçerli. Tüm yaratıcılar, başından sonuna kadar mükemmel bir ekiple birlikte çalıştı. Herkes eserin bütününün parçalardan daha önemli olduğunu biliyordu. Ses, ışık, kostüm, makyaj ve set tasarımı – tüm bu bileşenler bir araya geldi ve sonunda şov için mükemmel bir iskelet oluşturuldu.

Teknolojinin gelişimi sahne tasarımına yaklaşımınızı nasıl etkiledi?

Paul Gallis: Ben dikkat çekmeden işleyen teknolojileri seviyorum. Batı Yakası Hikayesi için en yeni nesil otomasyon teknolojilerini kullanıyoruz ve bunu fark ettirmeden yapmaya çalışıyoruz. Son yıllarda olan gelişmeler bize kullandığımız efektlerde daha fazla harmoni elde etme şansı tanıyor.