İnsanın hayatında kim olduğunu fark ettiği ve böylece gerçekliğini yaşamaya başladığı bir an vardır. Ekin Beril’in hayata bakış açısı müzik üretmek üzerine kurulu.

Bu üretimin her aşamasını seven, hayal kuran ve tutku duyan birini düşünün. Onu dinleyenlerden istediği şey ise harika bir deneyim yaşamaları ve müziğiyle aktardığı farklı sesleri hissedebilmeleri. Ekin Beril ile müziğine dair gerçekten ilham veren şeyleri ve kendi gerçekliğini nasıl sürdürdüğünü konuştuk.

Yaratma arzusu benim hayatımın temelinde yer alıyor diyebilirim.

İnsanları titreşimlerin yarattığı bir dünyanın içine çekmeyi kısa bir sürede başardın. İlham senin için ne ifade ediyor?

İlham, hayatın ta kendisi! Sadece üretim süreciyle alakalı değil. Yaptığımız her hareket; yaşayış tarzımızın, ilham aldığımız şeylerin birer yansıması. Farketmesek de hepimiz bir şeylerden ilham alarak kendi kimliğimizi oluşturuyoruz.

Yaratım sürecinde kullandığın müzik aletleri adeta ‘’senkronize’’ kelimesiyle anlam kazanıyor? Süreç ve senkornize ilişkisi senin için neden önemli?

Müzik zaten senkronize seslerin bir bütün oluşturması… Benim özellikle loop yaptığım şarkıların videolarında, sesleri tek tek eklerek şarkıyı kurmam bu senkronizasyonu gözle görünür hale getiriyor. Bu şekilde izleyerek dinleyen kişi için hem daha ilginç hem de daha eğitici bir içerik ortaya çıkıyor. Yaratım sürecinin bununla bir alakası yok. Şarkı tamamen bititikten sonra çalmak için parçalıyorum. Bunu yapabilmek için birbiriyle sync/senkron olabilen enstrumanları kullanıyorum.

Yaratıcılığı nasıl tanımlıyorsun?

Kendini ifade etmek! Üretmeyi çok seviyorum. Bu sadece müzik için değil bir çok alanda fikirler üretmeye çalışmak hobim diyebilirim. Çok tüketen biri değilim. Yaşarken ve üretirken bana ilham olacak şeyleri tüketmeye gayret ediyorum. Yaratma arzusu benim hayatımın temelinde yer alıyor.

Farketmesek de bir şeylerden ilham alarak kendi kimliğimizi oluşturuyoruz.

Üretirken kendine nasıl bir ortam hazırlıyorsun?

Üretme süreci aslında uzun ve meşakatli bir yol. Evimde üretmeye hazır şekilde stüdyom her zaman kurulu. Ancak üretim süreci esas olarak zihinde kurulan bir ortamla başlıyor. En önemli şey odaklanma ve fikir. Sonrasında stüdyoda çalışarak ya da sadece gitarla bazense hiç bir enstruman olmadan şarkıyı planlamaya başlıyorum. Sürekli izlediğim bir method yok. Tamamen içimden gelene göre değişiyor.

Ekin Beril by Ozan Tezvaran
Fotoğraf: Ozan Tezvaran
Müziğin kulağa seslerin avant-garde bir şekilde harmanlanması gibi geliyor. Alında kendine has bir türü olan anlatmayla değil sadece dinlersen anlayabileceğin hikaye gibi. Yaptığın müziği hiç bilmeyen birine nasıl anlatırdın?

Kendi müziğimi tanımlayamıyorum. Tasarım çağında olduğumuzu düşünüyorum.  Bu nedenle herhangi bir tarza ya da kalıba bağlı kalmadan, mümkün olduğunca özgün ve öznel müzikler üretmeye çalışıyorum. Kendimi sınırlamıyorum. Son albümde synthpop öğeleri ve bolca vokal komposizyonu var . Ancak sadece bunları söylemek de tanımlamaya yeterli olmaz… Sanırım buna karar verecek olan dinleyenler.

Üretim sürecinde en çok zorlandığın zamanlar?

Beni en çok etkileyen yaşadıklarım oluyor. Aslında tüm hikayeler kendimle ve deneyimlerimle ilgili. Bu noktada en zorlandığım şey de kendimi keşfedip, tanımaya çalışmak.

Seni, anlatan bir parça?

Kanye West – Lost in the World olabilir… Kanye, Bon Iver’ın Woods şarkısını coverlamış ve grubun solisti Justin Vernon’ın vocallerini sample olarak şarkıda kullanmış. Tasarımı, fikri ve sözleri nedeniyle kendime çok yakın hissettiğim bir şarkı .

Hayatının geri kalanında tek bir parça dinleyebilseydin, neyi seçerdin?

Hayatımın geri kalanında tek bir şarkı dinleme düşüncesi çok korkunç geldi. (Gülüyor) Öyle olacaksa şarkı dinlemezdim herhalde .

Bir filmin soundtracklerini yapabilseydin bu hangi film olurdu?

Sevdiğim filmlerin hepsinin soundtrack’leri de gayet güzel! Bu nedenle henüz yapılmamış bir film olsun… Mesela Spike Jonze’un çekeceği bir filmin soundtrack’lerini yapmak isterdim.

Sana ilham veren birisiyle bir akşam yemeği yiyebilseydin kimi seçerdin?

Thom Yorke ile akşam yemeği yemek isterdim. Çocukluğumdan beri hayranıyım.

Ceket: LES BENJAMINS
Fotoğraf: Ozan Tezvaran