Düşünüyoruz, yazıyoruz, inceliyoruz ve gözden geçiriyoruz. Zihnimizde bir aşağı bir yukarı koşuşturan bu soruların amacı ne aradığımızı ya da ne gördüğümüzü ve bunun ne anlama geldiğini bize anlatmak. Nihayetinde bu soruların her biri arzularımızı, korkularımızı ve benliklerimizi daha iyi tanımamızı sağlayacak gözlemler.

Sophia Maayan Weisstub düşüncelerini şöyle ifade ediyor: “Evren bir bütün olarak beni büyülüyor. Gözlemliyorum, dünyanın beni etkilemesine izin veriyorum, öğreniyorum ve bunlar üzerine düşünüyorum. Tüm bu hayranlık hissi yarattığım her şeyi ifade etmemde rol oynuyor. Sanatım dış ve iç dünyamın bir harmanı; gerçeklik ve hayal gücü, fiziksel ve duygusalın bir etkileşimi.” Sophia Maayan Weisstub, bu keşfi çizim ve illüstrasyonları aracılığıyla yapıyor. Genç sanatçı dış ve iç dünyayı eşsiz algısı aracılığıyla bir araya getiriyor. “En güçlü yetim yaratıcı düşünme ve bir şeyleri benzersiz (bazen tuhaf) bir şekilde görebilmek. Öğrenme ve yeni şeyler deneyimlemeye dair yoğun bir tutku besliyorum.” Sophia’nın yaklaşımı açık ve basit. Her şey meraklı olmakla, öğrenmekle, büyümekle ve ifade edebilmekle alakalı. Weisstub’ın zihninde bir yolculuğa çıkalım.

Bize kişiliğini göster!

Korkuların neye benziyor?

Özelleşme/genelleme ikiliği hakkında ne düşünüyorsun?