Biricik Suden, “insanın kendinden emin olma hali”nin somut örneği. Ne istediğini bu kadar iyi bilen, hayata dair tüm gereksiz detaylardan, gündelik kaygılardan sıyrılmış biriyle konuşmak öylesine iyi geliyor ki… Okumaya devam edin, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız!

Bize göre Biricik Suden, biraz ütopik, biraz da ikonik… Ve sevseler de sevmeseler de herkesin sizin hakkınızda söyleyecek bir sözü var. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir birey olarak bu sizi nasıl etkiliyor?

Biricik Suden: Hakkımdaki olumlu – olumsuz düşünce ve söylemlerden etkilenmeyi bırakalı çok uzun yıllar oldu. Özgürlüğüne düşkün olmak bunu gerektirir.

Hayatın size sınırlar çizmesini ne zaman bıraktınız?

Biricik Suden: Çok küçük yaşlarda, ölümlü varlıklar olduğumuzu öğrendiğimde… Hayat sınırlıydı zaten, daha fazlasını benden istemeye hakkı yoktu.

Biricik SudenSizce bir kadının stili nasıl oturuyor?

Biricik Suden: Stil, kendinizi başkaları ile kıyaslamayı bıraktığınızda başlar. Sadece kendi zevkinizi önemsediğinizde yerleşir. Biraz egoisttir.

Misophonia stilinizi kusursuzca yansıtıyor. Stiliniz bir markaya nasıl dönüştü?

Biricik Suden: Aslında gelişmekte olan markalar, ticari kaygı taşıdığı sürece tasarımcının stilini tamamen yansıtamayabilir. Bu tür sapmaları minimumda tutmaya çalışıyorum diyebilirim.

Hayatımda, ruhumda, çevremde, üzerimde görmek istediğim ne varsa her zaman kendim hayal edip üretirim. Bunu markaya dönüştürme işini ise All Stars ile yaptığımız anlaşmaya teslim ettim. Ben sadece hayal edip üretiyorum. Başka işe karışmam da anlamam da.

Biricik SudenMisophonia için stratejiniz nasıl? Sezonlardan bağımsız mı ilerleyecek?

Biricik Suden: Evet! Misophonia sezonlardan bağımsız, her zaman yeni ürünlerin bulunabileceği zamansız bir marka olarak farklı bir yolda ilerleyecek.

Markanın isminde tatlı bir gönderme olduğunu düşündüğümüzü söylesek… Kelimelere çok mu takılıyoruz? Misophonia hastalığımın adı. Pek çok insanda olmasına rağmen ne olduğunu bilen çok az. Bilinirliğini arttırmaya katkım olsun istedim.

“Hayır” cevabının size uygun olmadığını düşünüyorum. İşler istediğiniz gibi gitmediğinde bununla nasıl baş ediyorsunuz? Hayır cevabı aldığım konunun ne olduğuna ve o konuyu ne kadar istediğime göre reaksiyonum değişir. Eğer kararlıysam mutlaka benim istediğim şekilde sonuçlanır. Acele etmem, sabırlıyımdır. Er ya da geç istediğim olur. Attığım taş, ürküttüğüm kargaya değmez diyorsam da anında yerine beni daha mutlu edecek bir şeyler koymak konusunda çok başarılıyımdır.

Biricik SudenModa üzerine doğru bilinen bir yanlış?

Biricik Suden: Moda olanın aynı zamanda demode olduğunun hala bilinmemesi.

Son zamanlarda sizi en çok heyecanlandıran tasarımcı?

Biricik Suden: Iris Van Herpen’a saygı duyuyorum.

Hayatın farklı evreleri, bireyin de içindeki farklı stilleri keşfetmesine olanak sağlıyor. Son dönemde sizin stiliniz hangi yöne doğru evrildi?

Biricik Suden: Sporun hayatımdaki yeri arttıkça beden dilimi ve hareketlerimi kısıtlamayan giysiler benim için ön plana çıktı.

Biricik Suden“Ben Mazhar’ı elimde değil, gönlümde tutuyorum. Kim alabilir ki bunu benden?” demişsiniz, bu tanımın ardından aşkı nasıl tanımlayacağınızı duymak için heyecanlıyım…

Biricik Suden: Bu söylemimden sonra romantik bir tanım yapmam beklenebilir. Ancak ben ayakları yerden kesen aşkın hormonlarla ilgili olduğunu söyleyeceğim ve hormonlarınızın da doğru çalışıyor olması çok önemli, mutlaka baktırın derim.

Sensiz yaşayamam.

Biricik Suden: Hayır, sensiz çok güzel yaşıyorum da, bu güzelliği paylaşmak istediğim sensin.

Öyle aşığım ki sende hiçbir kusur bulamıyorum.

Biricik Suden: Hayır, çok sinir olduğum şeyler de var sende ama bunlar sahip olduğun kaliteler yanında önemsizleşiyor.

Sen benim diğer yarımsın.

Biricik Suden: Hayır, ben bir bütünüm zaten, sen yarımını başka yere yapıştır.

Ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Biricik Suden: Hayır, bunu bilemem. Bugün seninle mutluyum. Yarına yarın bakarız.

Daha fazla Biricik!

̇İsminizin Brigitte Bardot’dan esinlenildiği doğru mu?

Öyleymiş, evet. Bana isim düşünürlerken radyoda o şarkı çalıyormuş.

Yeni tanıştığınız birinin zihninde nasıl bir etki bırakmak istersiniz?

Beni hiç ilgilendirmez. Neticede kendi kapasitesince algılayacaktır.

“Ortalama bir gün” nasıl geçiyor?

Sabah 5 civarı uyanıp Tarabya – Sarıyer arası 1 saat kardiyo, kahvaltı, tüylü çocuklarımla oyun, hazırlık gününe göre kürek veya body building antrenmanı, atölye veya araştırma, iş dönüşü alışveriş, yemek yapma, aile zamanı, 10’da uyku.

Telefonda en çok kiminle konuşuyorsunuz?

Telefonda konuşmayı hiç sevmem.

En çok kullandığınız kelime?

Sık kullandığım bir kelime yok… Gereksiz ve özel hayatla ilgili soru soranlara sıklıkla; “Bu bilgi sana ne için lazım?” derim.

Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar?

MFÖ (yeni albümden) – Güzel Şeyler de Oluyor ve Lushlife Project – The Only One.

Pazar günü sizin için ne ifade ediyor?

Aile, balıkçı, tai-chi, huzur.

Fotoğraf – Fora Norman