Dünyaya parmak izini bırakmak için bir serüvene çıkan Selman Hoşgör, illüstrasyon kelimesiyle 22 yaşındayken tanışıyor. Ve o günden beri çizimin renkli dünyası tutkusu haline geliyor.  Serüvenine, araştırma yaparak ve inceleyerek başladığını ve pratiğin insanı mükemmelleştireceğini savunan Selman, hayatı kelimeler yerine görsellikle görmekten yana. “Hislerimi ve söylemek istediklerimi, renkler ve şekiller benim için kelimelere döküyor. Ve elbette tutku ilk günkü gibi büyük bir tutku duyuyorum hatta bambaşka işler yaptıkça bu tutku içimde katlanarak artıyor” diyor. 2015 yılında bu tutkusuna yön vermek için Londra’ya gidip eğitim alıyor. Londra’nın yaratıcı dünyasına kendi izini bırakmaya başlamış bile. Tasarımcı olarak özgün olmak onun için dünyaya bir etki bırakmak. “Dünyanın neresinde olursa olsun herhangi birisi senin çizgini, kullandığın renkleri, desenleri gördüğünde ‘evet bu Selman’ın diyebiliyorsa bu zaten özgünlüğün ta kendisi. Gördüklerim, okuduklarım, deneyimlediklerim bu “parmak izini” besleyip onu daha da ayrışır hale getiriyor ve bu biz tasarımla uğraşan insanlar için sonsuz bir yol..” Selman, hayatlarımıza iz bırakma serüveninde yeni hikayeler yaratırken, onu ve renkli dünyasını daha yakından tanıma fırsatı bulduk. 

Selman Hoşgör için yaratmak nedir?

Bugünlerde seni heyecanlandıran şey?

Gelecekte kendini gördüğün yer?

Hayal mi Gerçek mi?

Londra’da sıradan bir günün?