Search

Unframed

I’ve got blues!

Bazen hepimiz “Ben yanlış zamanda mı dünyaya geldim?” diye sorgularız. Nostalji daha tatlı gelir. 50’ler, 60’lar, 70’ler, 80’ler... Bambaşka dünyalardır ve yaratıcı birçok çerçeveden bakıldığında,

Melting The Ice Ceiling

Alana Paterson bir süredir takip ettiğimiz fotoğrafçılar arasında. Vancouver menşeili Paterson, Emily Carr Üniversitesinde sanat ve tasarım okuduktan sonra Boston’da The Lesley üniversitesinde fotoğraf odaklı

Welcome to REBEL UTOPIA

SLAVA MOGUTIN in conversation with LARA LAKAY Olduğu kişiden, kim ne derse desin ödün vermeyen; inandığı şeylerin, bin kişi aksini söylese de arkasında duran insanlara

What are we looking for?

Zamanın yavaşladığı ve hatta durduğu bir yer. Amsterdamlı fotoğrafçı Caspar Claasen, Musea serisiyle sanat üzerine düşünen (veya düşünmeyen) yalnız müze ziyaretçilerini ve farklı ıssızlık anlarını

alike: Bensu Soral & Hande Soral

Hayatta birçok ayrıcalığınız olabilir... İyi bir iş, iyi bir görünüm, iyi arkadaşlar, maddi imkanlar... Örnekleri çoğaltmak mümkün. Hepsine sahip olarak dünyaya gelecek kadar şanslı olmanız

Olga de la Iglesia’yla şekiller, renkler ve dokular!

Şekiller, renkler ve dokular canlı ve otantik işlerinin üç ana unsuru olarak gösterilse de Barselona’da yaşayan fotoğrafçı Olga de la Iglesia’nın işleri bunlardan çok daha fazlasına sahip. Sıradan sahneleri ve nesneleri çarpıcı bir bakış açısıyla harmanlayan Olga her şeyin içindeki canlı ve hisli ruhu bularak henüz bir araya getirilmemiş bir sanat ve moda dergisini andıran kareler çekiyor.

Juliet Taylor’dan Terra Incognita

Soğuk kış günlerinin üstesinden gelmemizi sağlayan yegane düşünce sonunda altın rengi kumsallarda uzanıp, güneşin sıcaklığının iliklerimize işleyeceği o günün hayali değil midir? Kulağımızda dalgaların ve esen rüzgarın sesiyle ruhun bedeni usulca terk edip uykuya daldığımız o büyülü an. Juliet Taylor, Sidney’in göz alıcı Bondi Plajı’nda tam da bu anları yakalıyor. Yetenekli fotoğrafçı güneş altında uyuklayan insanları fotoğrafladığı ‘Terra Incognita’ adlı projesi için altı aydır çalışıyor. Taylor'dan ‘Terra Incognita’ serisinin hikayesini bize anlatmasını istedik!

Bir Yıkıntının Kalıntıları: Ximena Echague

Mekanlardan ziyade insanlara odaklanan Ximena Echague’nin kareleri, hayatın acımasız ve çelişkili hallerini öyle bir ironiyle sunuyor ki enkaz gibi depresif yerler bile bakanın yüzünde bir gülümseme yaratabiliyor. Birazdan göreceğiniz kareleri yakalamak için biri Belçika’da diğeri Arjantin’de olan iki farklı Ostend’in peşine düşen fotoğrafçı, yıkılmış hayallerin ve çökmüş ideallerin ardındaki ilginç estetiği gösteriyor. Ximena’nın dünyası melankolik mi yoksa canlandırıcı mı, kararı size kalmış...

Önem Taşıyan Bedenler: Guido Castagnoli

Siyah beyaz fotoğraflar genelde hüznü çağrıştırır, ama Guido Castagnoli’nin serisi için durum tam tersi. Judith Butler’dan ilham alarak oluşturduğu “Bodies that Matter” serisi özgürlüğün ve farklılığın içindeki güzelliği ortaya çıkarıyor. Guido, karelerinde sadece görüntüleri değil, hisleri de biriktiriyor.

Tofaşk by Can Görkem Halıcıoğlu

Yanık balata kokuları... Lastiklerin asfaltta çıkardığı tiz sesler... Bunlar size tanıdık geliyorsa Tofaşk’tan haberiniz var demektir. Kendilerini 2000’lerin başında üretimden kalkan Tofaş arabalarını modifiye etmeye adamış tutkulu bir gruptan bahsediyoruz. Sizi, bu topluluğun hayatlarını ve otomobillerle kurdukları ilişkileri belgeleyen Can Görkem Halıcıoğlu’nun TOFAŞK serisiyle baş başa bırakıyoruz.

Hassan Kurbanbaev – Youth

Hassan Kurbanbaev, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e “benim şehrim” diyor, iyisini de kötüsünü de sahipleniyor. Değişimin yada yıkımın ortasında bile büyümüş olsanız, kendi dünyanızı kendiniz yaratabileceğinizi bize resimlerindeki gençlerin üzerinden anlatıyor.

Night Project

Birkaç ay önceki Amerika seyahatimde, James Turrell, James Clar ve Carlo Bernardini’nin eserleri üzerinden Parlak Tasarım’a olan ilgim çök büyüdü. Kendimi yansıma, renkler ve ışığı fotoğrafla biraraya getirebileceğim bir işe doğru yöneltmek istedim.

Bangers, Ekrem Aydın

Ekrem Aydın ’ın çizimleri bir moda çekiminin gerçekliğinde; aklımızı başımızdan alıyor. “Kendimi bildim bileli çiziyorum.” diyor ve en büyük ilhamı olan annesinden bahsetmeye başlıyor.