60 bin yıldır var olan insanlığın değişimindeki faktörleri hiç düşündünüz mü?

Matematiksel olarak bizlere öğretilen; vücudumuzun ¾’ü sudan oluşur, oksijen, karbon, hidrojen, azot, kalsiyum ve fosfordan oluşan 6 elementten meydana gelir. Bunlar ilk insandan yüzyıllar sonra var olacak son insana kadar aynı şekilde devam edecek. Farklılık bu süreçte meydana gelen teknolojik ve endüstriyel devrimlerin etkisiyle var olan kültürün sonucunda ortaya çıkıyor.

Farklılığın bile kendi içinde aynı olduğu, insanın farklılaşırken birbirine benzediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu noktada kendi benliğimizden ne derece uzaklaştığımız ayrı bir sorunsal.

Kişi tek başına çevresine benzemeden, sadece kendi benliğiyle var olabilir mi? Yoksa var olmak, hayatını sürdürebilmek için dışarıya, topluma uyum sağlamak zorunda mı? Bu soruların cevabı İtalyan yönetmen Alessandro Novelli’nin “Lights” adlı hikayesinde hayat buluyor.

Alessandro Novelli, kara tahta üzerine beyaz tebeşir ile çizilmiş etkisi yaratan animasyonuyla bizi hikayesinin girdabına çekiyor. Hikayede başlangıçta bir odaya sığmakta zorlanan bireyin, hikaye aktıkça, sahneler ilerledikçe çevresine, var olduğu yere uyum sağladığı görülüyor. Bu gerçekleşirken kendinden uzaklaştığını karakterin giderek küçülmesi ve şekil değiştirmesinden anlayabiliyoruz. Değişen beden ve kıyafetler Alessandro Novelli’ye göre alışkanlıkları, benliğimizi ve maskelerimizi simgeliyor.

Bu değişim, kendinden uzaklaşmak anlamında bireysel olarak negatif bir şema çizse de, toplumsal yönden etkilendiğimizi hesaba katarak, bizden sonraki kuşaklara bırakacağımız kültürel etkiyi de bizden öncekiler kadar yadsımamak gerektiğini gösterir nitelikte.