1950’lerin ortasında müzik dünyasını etkisi altına alan Rock’n Roll, bir çeşit R&B, Soul, Blues, Jazz, Harmony, Gospel ve Country gibi birçok müzik türünün harmanlanması niteliğindeydi. Bu döneme kadar African-American’ların hakim olduğu müzik sektöründe, Rock’n Roll toplumun her kesimine hitap etmeyi ve tüm ırkları çatısı altında toplamayı başarmıştı.

‘Aşk’ temasının ön planda olduğu dönemin genç nüfusunun duygularını ele alan Rock’n Roll, dans ve eğlence kavramları üzerine kuruldu. Umursamazlığın ve bağımsızlığın temsili müzik türü doğduğu anda ailelerin korkulu rüyası haline gelmişti. Rüyaların başrolünde olan isim ise dönemin rol modeli; Elvis Presley… Müziği kadar stiliyle de göz önünde olan Presley, geniş omuzlu ceketleri, uçuşan pantolonları ve ducktail saç modeliyle dönem modasına yön veriyordu. O dönemde aileler tarafından kabul gören kolej stili zamanla yerini Rock’n Roll stile bıraktı. Erkek stilindeki chino pantolonlar dar paça jeanlerle, ütülü down-button gömlekler tişörtlerle, spor ceketler deri ceketlerle, kısa saçlar ise uzun jöleli saçlarla yer değiştirdi.

Zaman içinde toplumsal alışkanlıklarda yaşanan her değişim faklı stil yolculuklarının başlangıcı oluyor. 50’lerde preppy stilin Rock’n Roll’a evrilmesi de, müziğin moda ve trendler üzerindeki göz ardı edilemez etkisini kanıtlayan örneklerden biri olarak bunu destekliyor.