Search

Arts & Culture

Lines that Go Further than Words

Berk Karaoğlu, ruh haline göre şekillenen işlerini anlatmak için “Doğru kelimeyi bilmiyorum ve bulamıyorum, görmeniz gerekiyor.” diyor. Onun işlerine bakarken çizgiler, kelimelerin önüne geçiyor. “Ben

CHRONIC SUNSHINES FOREVER

Cosmo Pyke, dünyanın güzel bir yer olduğunu hatırlatan insanlardan. Hayattaki her şeyden ilham aldığını, endüstriyelleşmeden nefret ettiğini, pub’da vakit geçirmekten ve insanlarla ayaküstü sohbet etmekten

You can not force it!

Müzisyen, prodüktör ve sanatçı kimliklerine sığamayan Fatima Al Qadri, Senegal’den Brooklyn’e uzanan hikayesi, görsel sanatlara olan ilgisi ve elektronik müzikle olan sıradışı ilişkisi ile günümüzün

I’LL BE
 YOUR MIRROR

70’li ve 80’li yılların ilhamları, bizleri uzun yıllar daha götürür şüphesiz! Andy Warhol’un ‘Fabrika’sının müdavimi, Velvet Underground’un “Nico”su, Jim Morrison ve Alain Delon’un büyük aşkı

Freud ve Prothesengott

Digi.logue, yeni sergisinde multidisipliner bir gelecek anlatıcılığı yaklaşımı üstlenirken, “İnsan ırkı gelecekte nerede olacak ve nasıl değişecek?” sorusunu sorgulatılyor. Gelecek kavramını, teknolojiye farklı bir bakış

Sanat, Hayal Gücü & Yaratıcılık

RUBY SKY STILER in conversation with EDA ÖZDOYURAN Eda Özdoyuran çarpıcı işleriyle dikkatimizi çeken genç bir küratör. Hem New York hem Avrupa’da birçok galeri, fuar ve bağımsız proje için çalışıyor. Eda, kendisi de bir sanatçı olan ve aynı zamanda diğer sanatçılara deneysel işlerini ve performanslarını özgürce gerçekleştirebilecekleri bir platform sağlayan Ruby Sky Stiler’la konuşuyor. Eda’dan dinleyelim: “Benim için sanat yalnızca bir şeyler üretmek olmadığı gibi küratörlük de yalnızca bu işleri sergilemek anlamına gelmiyor. Bence her ikisi de felsefe, edebiyat, tarih, mimari ve antropoloji gibi disiplinlerle bir arada olmalı. Çağdaş sanat yaşadığı dönemden bağımsız, soyut bir kavram olarak düşünülmemeli ve çağdaş sanatın tarih ve kültürle ilişkisi göz ardı edilmemeli.”

Ways of Self-criticism with Merve Çağıran

Başarılı bir “oyuncu olmak” için yetenek mi eğitim mi aslolan size keskin cümleler kuramayız, biliyoruz. Ama önemli olanın yaptığınız şeyi istemek, sevmek olduğunu söyleyebiliriz. Merve Çağıran da bu tutku dolu tavrı ile radarımızda. Garantici olmayan ve ne istediğini bilen insanlar sizi de heyecanlandırmıyor mu?

Arada: Mu Tunç

Etrafımızda “arada” kalmış ne kadar çok insan var. Her gün bu ülkeye, bu insanlara ve bu şehre inancını kaybeden bir kişi daha karşımıza geliyor ve “Ben gidiyorum.” diyor, ne ona nasihatler verip bu sorumluluğu üzerimize almak istiyoruz ne de onları kaybetmek. Aradayız! Kalanların aklında her zaman “Acaba?” sorusu. Gitmek mi daha zor, kalmak mı? Bilmiyorum. Ama bu şehre inanan insanları çok seviyorum, tebrik ediyorum, gurur duyuyorum. Onlardan ne kadar çok olsa o kadar daha ileriye gideceğimizi biliyorum. İşte Mu’da tam bu noktada bize unuttuklarımızı hatırlattı ama en önemlisi bu şehre, insanlarımıza olan inancımızı arttırdı. Mu ismi yaratıcı dünya ile bir bağı olanlar için “Diary of Mu” başlıklı projesiyle özdeşleşti. Diğerleri ise 90’lar İstanbul’unda geçen “Arada” filmi ile bu ismi sık sık duymaya başlayacak... Bir yerden başlamak lazım, Mu Tunç’u dinliyoruz!

Yalnız Bir Süreç – Maxime Sokolinski

“Müzik sizi seçiyor. Sonrasında hayatınızın geri kalanını bununla nasıl geçinebileceğinizi bulmaya çalışarak geçiriyorsunuz.” diyor Maxime Sokolinski. “Before the Rain Stops” adlı yeni solo albümünün bitiminde yakalıyoruz onu. Söylediğine göre solo albüm yapmak “yalnız bir süreç”ama bu işte ne kadar iyi olduğunuzu tahmin edemezsiniz. Maxime ve düşünceleriyle İstanbul ve Paris arasında kısa bir aralık yakalıyoruz; yanıtlarıysa son derece isabetli.

Tanrıça Venüs, bıçak altına yatıyor.

Sosyal medyayı eleştiriyor, ama aynı zamanda onsuz da yapamıyor. Klasik sanatlara ilgi duyuyor ama modayı da yakından takip ediyor. Hisleri konusunda da son derece açık sözlü. Eklektik zevkleriyle, içsel çelişkileriyle Ege İşlekel tam bir Y jenerasyonu sanatçısı. İç mimar kimliği bir yana, şu sıralar Instagram’da fenomene dönüşmüş olan kolaj serileri üzerine çalışıyor. hazırlıyor. Biz Ege’i uzun süredir takip ediyoruz, siz hala keşfetmediyseniz şöyle buyurun...

Kaliforniya Güneşi: Haim’den Something to Tell You

Haim, Los Angeles kırsalı San Fernando Vadisi’de doğup büyümüş üç kız kardeşten oluşuyor - Este Haim, Alana Haim, ve Danielle Haim. Ergen yaşlarda Valli Girls isimli bir pop-rock grubuna dahil olan büyük ve ortanca kardeş, çok geçmeden “Bizi bizden başka kimse anlamaz.” diyerek kendi projelerini başlatır. Bu sırada küçük kardeş Danielle, serpilip önce Jenny Lewis ile turneler. Bu turne sırasında Lewis’i dinlemeye gelen Julian Casablancas’in gözüne giren Danielle, The Strokes’un yağız delikanlısının solo performanslarına eşlik eder. Kapı eşiğinden müzik piyasasını gören Danielle, Casablancas’ın “Daha güçlü şarkılar yaz ve kaydetmeye odaklan!” nasihatini kulağına küpe ederek kardeşlerinin yanına döner. Bu dönüş aynı zamanda Haim’in doğuşu olur.

Yaz, Oyna, Yönet: TOY İstanbul

“Tiyatro sahnesi” deyip geçmek TOY İstanbul’un yaptığı işleri azımsamak olur. Burası bağımsız tiyatro ekiplerine kucak açan, bünyesinde oyunculuktan senaryo yazarlığına atölyeler veren, yeri geldiğinde kendi prodüksiyonlarını ortaya çıkaran bir oluşum. Kısacası yolu tiyatroyla kesişenlerin bir şekilde uğramak isteyeceği bir yer burası. Tiyatro – Oyunculuk – Yazarlık disiplinlerinin baş harflerini çalan TOY İstanbul, 32 oyuna ev sahipliği yaparak ilk sezonunu geride bıraktı bile. TOY’un üç harfini temsilen ekipten üç şahane insanla yeni sezon öncesinde buluştuk.