Kadınların yıldırılmaya çalıştığı düzen, hala bir yerlerde devam ediyor, maalesef! Ama karşı koymayı başardığınız, başardığımız zaman harika şeyler başlıyor.

Andreea Magdalina, kadın olduğu ve en genç olduğu için sesini duyuramadığı bir toplantının ardından cesaretini topluyor ve müzik dünyasında kadının varlığını destekleyen “shesaid.so” platformunu kuruyor. Bu cesur kadını yakından tanımak için siz de en az bizim kadar heyecanlısınız, biliyoruz.

Müzik sektöründe kadın olmayı nasıl yorumluyorsunuz?

Bu çok karmaşık cevapları olan karmaşık bir soru. Özetlemek gerekirse, Björk’ün önceden yapmış olduğu bir açıklamaya başvuracağım – “Bir erkeğin bir defa söyleyeceği herşeyi senin beş defa söylemen gerekiyor.”

Shesaid.so nasıl ortaya çıktı?

Fevkalade kadınları bir araya getirme fikri shesaid.so hayata geçmeden uzun zaman öncesinden beri aklımdaydı. Bunu hızlandıran ise İngiltere’de çok saygın bir medya holdinginde yaptığım moral bozucu toplantıydı. Odadaki tek kadın ve en geç insan olarak sesimin duyulmadığını ve yıldırılmış hissettim. shesaid. so bu toplantının akşamında doğdu.

Bize biraz üyelerinizden bahset. Şimdi kaç kişi oldu, nasıl bir geçmişten geliyorlar?

Şu anda topluluğumuzda, birkaçı bekleme listesinde, 1900’ü aşkın üye var. Geçmişleri acayip farklı; müzik sektörünün her alanını kapsıyor. Menajerlik, plak şirketleri, PR ajanslarından lisanslık, kreatif direktör, besteci ve dahası. Bölge olarak ise, en büyük topluluklarımız Londra ve Los Angeles’ta (büyük ölçüde ben bu şehirlerde çok vakit geçirdiğim için), ama Berlin, Paris, Barcelona, NYC ve Toronto’da büyüyen topluluklarımız var. Gelişen piyasalara daha da açılmayı umuyoruz.

Günümüzün müzik dünyası hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Şu anda müzik dünyasında olanlar çok heyecan verici. Bir tarafta, müziği nasıl tükettiğimizi ve sattığımızı etkileyen ve sayıları hızla artan teknoloji şirketleri var (Spotify ve Kobalt gibi). Diğer tarafta ise daha köklü ve bu değişikliklere dirençli sektör güçleri var, ama güçlerinin her geçen gün daha da azaldığını görebiliyoruz. Chance the Rapper’ın bağımsız bir sanatçı olarak bu sene bu kadar çok Grammy kazanması da bunun kanıtı. Bu, kimisi için ürkütücü olsa da birçok açıdan çok heyecan verici.

Teknolojideki gelişmeler müzik deneyimimizi ve seçimimizi nasıl etkiliyor? Özgünlüğünden ödün veriyor mu?

Bu tartışma yeni değil. Stream etmek sonunda sektör genelinde kucaklandı; ve büyük ihtimalle her teknolojik buluş buna benzer incelemelerden geçecek. Bizler insan olarak, bizi konfor alanlarımızdan çıkmaya zorladığı için değişime isteksiziz. İnovasyon işte tam bu noktada oluyor. Müzik yapmanın yeni yollarını bulmaya, dağıtmaya, deneyimlemeye itiliyoruz. Bu sahip olmak içın çok güzel ve müziği deneyimlemenin gerçek yolundan sapmayan, tam tersine zenginleştiren bir zorluk.

Sizin için sırada ne var?

Günlük hayatımda büyük ve orta boy teknoloji şirketlerinde Transatlantic adlı bir ajansın bir parçası olarak danışmanlık yapıyorum. Mesleğimin bu kısmından çok keyif alıyorum çünkü markaları ve müziği pazarlama gayretlerine nasıl daha verimli bir şekilde entegre edebileceğimi daha iyi anlamamı sağlıyor. Boş zamanımda eşimle beraber bir kreatif ajans yürütüyoruz. IAMJT çatısı altında sanatçılar için menajerlik hizmetleri, ve dijital pazarlama, marka ve prodüksiyon danışmanlığı sunuyoruz. Onun dışında, shesaid.so’yu adım adım müzik sektöründeki kadınların en büyük network’ü haline getirmeyi umuyorum!

Müzik dünyasına yeni adım atacak bir genç kadına vereceğiniz bir tavsiye?

Mentor bulun. Ben gerçekten hayatımın daha erken zamanlarında bulabilmeyi dilerdim. Kişisel gelişim kitaplarının bizi ikna etmeye çalıştığı gibi başarıya ulaşmanın tanımlanmış bir formülü yok. Çok çalışma ve kendini adama ile herkes hayallerini gerçekleştirebilir. Gerçekten yardımcı olabilecek şey ise, sana bu süreçte yol gösterebilecek ve yapacağın hataları en minimuma indirebilecek, deneyimli, bir yada birden fazla insanının olması.