Bir zamanlar ne Netflix ve binge-watching kültürü ne de DVD’ler vardı. O zamanların kahramanı VCR’dı. 41 yıllık geçmişinin en şaşalı dönemlerini 80’lerde yaşayan VCR dünyasının filmleri, günümüz klasikleri olarak ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Steven Spielberg, John Carpenter, Stephen King gibi pop kültürün nostaljik isimlerinin vazgeçilmez filmlerini hala günümüzde popüler dizilerde alt metin olarak görüyoruz. Stranger Things, sinematik dehasıyla 80’lerin ikonik pop kültürünü günümüze taşıyor. The Goonies, Stand by Me, E.T. The Extra-Terrestrial, The Ghostbusters, Back to the Future ve daha bir çok filmden ilham alınmış sahneleriyle Stranger Things, 80’lerin ve VCR kültüründen ilham alan ikonik filmleri günümüze taşıyor.

Stranger Things

Görsel referansların zenginliği bazında ele aldığımızda ilham perisinin Steven Spielberg’nin E.T. hikayesi olduğunu korkusuzca söyleyebileceğimiz Stranger Things’te Eleven’ı canlandıran Millie Bobby Brown’dan özellikle E.T. karakteri gibi davranılması istenmiş.

İkinci sezon tanıtılırken, Ghostbusters’ın yoğun etkisine kapılan Stranger Things, Ghostbusters’ın kullanımını Columbia Pictures/Sony, Ghost Corps, yönetmeni Ivan Reitman ve aktörü Dan Aykroyd onaylanınca da kostümlerini seride kullanarak sürpriz bir çıkış yaptı.

Stranger Things

Üçüncü sezonda ilk iki sezon gibi 1980’lerin pop kültürünü referans almaya devam ediyor. Son sezon 1984’te kurulmuşken bu sezonda ise 1985’e gidiyoruz, kült filmlerinin en güçlü olduğu zamana. En bariz olan referanslardan biri ise Back to the Future oldu ki aslında ikinci sezonda bu filme dair ipuçları verilmeye başlanmıştı. Ayrıca bu sezon sadece pop kültürünün yanı sıra jeopolitik konulara da yer verilerek diğer sezonlardan daha farklı gittiğini söyleyebiliriz.