50’li yıllarda hayatımıza pek çok yeni şey girdi. Ancak belki de bunlardan en göze çarpanı, bu on yılda hayatımıza girip yıllar boyunca etkisini arttıran televizyon. 60’lara gelindiğinde daha yeni yeni ulaşılabilir olan televizyon, 50’li yıllardan sonra doğmuş her nesil için, hayatın ayrılmaz bir parçası.

Birçok eleştirmen 1950’leri televizyonun altın çağı olarak adlandırmakta. Televizyonun lüks olduğu dönemlerde yapımcılar televizyon stüdyolarında Broadway oyunlarını sahnelemeye başladı. Paddy Chayefsky, Reggie Rose ve JP Miller gibi Broadway yazarları televizyon için özel oyunlar yazdı.

The Twilight Zone

Televizyonlu haneler çoğalıp toplumun diğer kesimlerine yayılmasıyla, daha çeşitli programların ortaya çıkması bu yıllarda oldu. Durum komedileri ve çeşitli gösteriler radyodan ödünç alınan formatlardı. İşte bunlar, çocuk programları, durum komedileri, yarışmalar, dramalar, haberler ve spor programları gibi bugünün programlarını şekillendiren türlerdi. Ve 50’lerin programlarını diğer dönemlerden farklı olarak zamansız doğaları nedeniyle hala bugün bile seyretmeye devam ediyoruz.
Superman

İlk Mickey Mouse Club, 1955’te yayınlandı. Yetmiş sekiz bölüm üretilen Zorro, bizi maceralarla tanıştırdı. Lassie, bir köpeğin hem insan hem de hayvan arkadaşlarıyla maceralarını anlatarak on dört sezon boyunca herkesi kendisine bağladı. Süpermen’in Maceraları ile Süpermen ilk kez ekranda yer aldı. Ed Sullivan Show, modern programların temelini attı. Ve Looney Tunes, Bugs Bunny, Daffy Duck, Porky Pig, Elmer Fudd ve Tweety gibi ikonik çizgi film yıldızlarını kazandırdı. Alacakaranlık Kuşağı, bu on yılın sonunda bizi gerilim türüyle tanıştırdı. Ve hala hepsi modern televizyon üzerindeki etkilerini sürdürüyorlar.

Looney Tunes