Savaş sonrası bir dönem çocuklar için ne kadar güzel olabilir ki..? Düşünülenin aksine 50’ler, çocuklar için çok daha iyi zamanlardı ve o dönemin çocukları çok daha mutluydu. Tüketimin artmasıyla beraber altın dönem başlamıştı ve böylece günümüze kadar uzanan bir çok oyuncak, eğlence merkezi ve karakter o dönemde piyasaya sürülmüştü.

Hepimizin çok yakından tanıdığı Mr. Potato Head, 1952’de hayatımıza giren oyuncaklardan biriydi. Fakat o zamanlardaki formu bildiğimizden çok daha farklıydı. Mr. Potato Head olarak piyasaya sürülen bu oyuncağın kafası gerçek bir patatestendi! 50’lerden önce duvar kağıdı temizleyicisi olarak kullanılan Play-Doh, bu dönemde Cincinnati’de bir okulda oyuncağa dönüştü. Bu dönüşüm hızla dünyaya yayılıp, günümüze ulaştı. Aslında oyuncak olarak bilinen ama hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından kullanılan Pogo Stick ve Hula Hoop’lar 50’lerin sonunda piyasaya sürüldü. Ve her küçük kızın –aslında her kadının- rüyası Barbie bebekler de 50’lerin bize kazandırdığı şüphesiz en güzel oyuncaklardan biri. Sarışın ve esmer iki farklı saç ve ten rengine ve kıyafet olarak ise 4 farklı mayo seçeneğine sahip olan ilk Barbie bebekler 1959’da oyun odalarının favorisi olmaya başladı.

Bu dönemin çocuklar için altın çağ olmasının diğer bir sebebi de 1955’de California’da ilk Disneyland’in açılışıydı. Main Street, Adventureland, Frontierland, Fantasyland ve Tomorrowland bölümlerini içeren eğlence merkezinde Walt Disney, aslında her yaşa hitap etmeyi hedeflemişti. Televizyon dünyasında ise bir karakter hayatımıza giriş yaptı… Kurbağaların en şirini Kermit! Daha sonralarda Rainbow Connection şarkısıyla Akademi ve Altın Küre ödüllerine aday gösterilen Kermit, çoğumuz için Susam Sokağının favori karakteri oldu.

Çocukluk, hangi dönemde olursa olsun hayatın en güzel evresi ama 50’lerde çocuk olmak bir çok klasiğin doğuşuna şahit olmak demekti!