Teknolojik yenilikler toplumlarda her zaman müziğin yapılma ve tüketilme yollarını etkilemiştir. Müziğin günümüzde dijital dünyanın bir parçası olması, akla gelebilecek herhangi bir müzik türünün kendine niş bir alan yaratmasını sağlarken, dinleyicinin artık kısıtlı platformlarlarda öne çıkarılan eserlerle zevklerini sınırlamasına engel olmuş oldu. Bahsettiğimiz sınırları kaldırmakta öncü platformlardan olan, 2010’dan beri aktif kullanıcı sayısını 15 milyondan 60 milyona yükselten Spotify’ın 2018 müzik analizleri de bu noktada bizler için belirleyici noktada oldu.*

Peki ya dünya 2018’de Spotify analizlerine göre neler dinledi?

Dinleyiciler, 2015 ve 2016’nın en çok dinlenenler listesinde de birinci sırada gelen Drake gibi mevcut favori müzisyenleri dinlemeye devam etti. 2018 yılında 8.2 milyar dinlenmeye ulaşan Kanadalı Rap sanatçısı “God’s Plan” ile en üst sıralarda yerini aldı.

Rihanna’nın izlerini takip eden Ariana Grande, 2018 yılında en çok dinlenen kadın müzisyen ünvanını alırken, müzisyenin 4. stüdyo albümü “Sweetener” ve en son teklisi “thank u, next” 220 milyondan fazla dinlendi.

Spotify 2018 listelerini Hip-Hop domine ederken, en çok yükselen müzik türü de Hip-Hop’ın bir alt janrası olan Emo Rap olarak gösterildi. Hazır Emo Rap konusu açılmışken,  XXXTencacionun sarcısı ölümü ve kaybın yaşanmasından kısa bir süre sonra ortaya çıkan XXXTentacion Confessed to Domestic Abuse and Other Violent Crimes in Newly Obtained Secret RecordingPitchfork haberinden bahsetmezsek olmazdı.

Spotify analizlerine göre dünya genelinde olduğu gibi, Türkiye’de en çok dinlenenler listesinde de Hip-Hop üstünlüğü gözlemleniyor. 2017’de yayınlanan Müptezel albümü ile yoğun ilgi toplayan Ezhel, “Geceler” ve “İmkansızım” parçaları ile Top 5’e adını iki kere yazdırıyor.

Geçtiğimiz yıllardan bugüne Hip-Hop yükselişini arttırken, Latin müziği de büyümesini sürdürüyor. Bu yıl, üç Latin sanatçısı — J Balvin, Ozuna ve Bad Bunny — en çok dinlenen 10 sanatçı arsına girerken; geçtiğimiz sene Daddy Yankee İlk 10’a giren tek İspanyol müzisyendi. Latin mirası ¡Viva Latino!  ve Baila Reggaetonisimli, en çok takip edilen 3. ve 4. çalma listeleri olarak kendisini devam ettiriyor.

Spotify analizleri bir tarafa, 2018’de durmadan dinlediğimiz albümlerden de bahsetmek gerek.

Jon Hopkins, Singularity (2018)

Sonar İstanbul 2018’de izleme fırsatı yakaladığımız İngiliz müzisyen John Hopkins, Singularity albümü ile Pitchfork’tan “Jon Hopkins is playing God.” yorumunu alırken dinleyiciye acid-house, ambient ve tekno elementleriyle ile harmanlanmış yeni bir gökyüzü sunuyor.

Connan Moccasin, Jassbusters (2018)

Yeni Zellandalı müzisyen/söz yazarı Connan Mockasin, paslı melodramını kendine has vokal ve gitar kullanımı ile dinleyiciyle buluşturuyor. Aykırı müzikal duruşu ile  yer aldığı her projeye sürreal dokunuşlarda bulunmaya ve kendini göstermeye devam ediyor.

Agar Agar,  The Dog and the Future(2018)

Fransız müzik ikilisi Agar Agar 2016’da yayınladığı Cardan ile beraber büyük ilgi toplamıştı. The Dog and the Future albümleri ile absürt pop tavırlarını sofistike synth melodileri ile sürdürüyor.

Father John Misty, God’s Favourite Customer(2018)

Amerikalı müzisyen Josh Tillman’ın 4. albümü God’s Favorite Customer kasvet ve samimiyet dolu. Sade müzikal tavrı ile otel odalarının yalnızlığı anlatan albüm, bize duyguları en baştan betimliyor.

“Oh, honey I’m worried ’bout you

You’re too much to lose

You’re all that I have

And, honey I’m worried ’bout you

Put yourself in my shoes

You’re all that I have so please don’t die

Wherever you are tonight”

Please Don’t Die – Father John Misty

Blawan, Wet Will Always Dry(2018)

İngiliz Prodüktör/DJ Blawan, debut albümü Wet Will Always Dry ile ses tasarımındaki ustalığını dinleyicisine kanıtlıyor. Radiohead’in Bloom isimli parçasına yaptığı düzenleme ile adını duyuran Jamie Roberts, yeni albümü ile klişelerden uzak, yoğun bir atmosfer sunuyor.

Jorja Smith, Lost&Found(2018)

20 yaşındaki Jorja Smith R&B, soul ve trip-hop elementlerini Lost&Found albümünde birleştirerek bize özlediğimiz tınıları hatırlatıyor. Blue Lights şarkısını takıntı haline getirdiğimiz İngiliz müzisyen kendini tanıma yolculuğundaki şefkati ve sabrı melodilerine işliyor.

Flavien Berger, Contre-Temps(2018)

Flavien Bergerin Contre-Temps’i neden son zamanlarda yayınlanan en iyi Fransız albümlerinden biri?” başlığı altında incelenen bir çalışmadan bahsediyoruz. Duyguların anlatımı noktasında daha keskin bir tavır izlemek istediğini belirten Berger hakkında çok da açıklama yapmamıza gerek yok. Elektronik tavrın akışkan vokallerle birleşerek yeni evrenler oluşturduğu bir albüm…

Kamasi Washington, Heaven and Earth (2018)

Saksafoncu ve orkestra şefi Washington Pitchfork’a göre şimdiye kadarki en kapsamlı ve eksiksiz, çok yönlü bir müzikal fikir şölenine imza atmış. Heaven and Earth Amerikalı müzisyenin parçası olduğu, tanıklık ettiği dünyayı betimliyor.

Gaye Su Akyol,  İstikrarlı Hayal Hakikattir (2018)

2016’da yayınlanan Hologram İmparatorluğu albümü ile gerek Türkiye’de, gerek yurtdışında ilgili toplayan Gaye Su Akyol, “İstikrarlı Hayal Hakikattir” isimli 3. albümü ile folk-rock unsurlarını yerel melodilerle harmanlıyor. Albümünde Barış Manço’nun “Hemşerim Memleket Nere” yorumu da bulunuyor.

Helena Hauff, Qualm(2018)

Alman DJ/Prodüktör Helena Hauff’un 2.Stüdyo albümü Qualm; tekno, asit, EBM ve coldwave türlerinin orta noktasında duruyor. Cesur ses tasarımı, gürültülü melodileri ile Hauff sene içerisinde bizi en çok heyecanlandıran isimlerden bir tanesi oldu. Hyper-Intelligent Genetically Enriched Cyborg parçasının bass sekansı bir defa dinledikten sonra aklınızdan çıkmıyor. Albümü dinleyemeye karar verirseniz, Hauff’un temiz seslerle ilgisinin olmadığını şimdiden belirtmek isteriz.

The Carters, Everything Is Love (2018)

Beyonce ise “queen” ünvanından vazgeçmediği bir seneyi daha geride bırakıyor.

 *If I had a song: The culture of digital community networks and its impact on the music industry Jerald Hughes &Karl Reiner Lang)
Photography by: Andrea Maeperez